GÜNAHIN ÜÇ RENGİ – Madalyonun öteki yüzü

Yazar Psikiyatri Uzmanı Dr. Gülseren BudaycıoÄŸlu’nun yazdığı ve Remzi Kitabevi’nden 2008’de birinci baskısı, elimdeki on dördüncü baskısı da 2018 yılında yapılan “Günahın Üç Rengi Madalyonun öteki yüzü” adlı kitabında psikiyatr ve yazar olarak ülkemiz insanlarını, onların iç dünyalarını, örf, âdet ve törelerimiz eÅŸliÄŸinde yaÅŸadıkları sorunları, yakınlarıyla iliÅŸkilerini ve çözümleyemedikleri çatışmaları anlatıyor. Okurken altını çizdiÄŸim bazı satırları şöyledir:

“Yıllar önce, henüz gencecik bir kızken, gördüğüm, tanıdığım hayatla gerçek hayat ne kadar farklıymış birbirinden. YaÅŸadıkça, asıl yüzünü biraz biraz gösteriyor hepimize.

Küçücük pencereden gördüklerimiz, aslında hayatı bize tanıtmaya yetmiyor. Tıpkı gökyüzü gibi, hayata da geniÅŸ pencerelerden, yüksek balkonlardan bakmak gerekiyor.” (s. 16)

“Hayat aklına gelmeyeni başına getiriyor insanın.” (s. 51)

“Hayat öyle veya böyle gidiyor zaten. Hiç olmazsa bir ideal uÄŸruna gitmesi hiç de fena deÄŸil doÄŸrusu.” (s. 88)

“Ölüm her seferinde sürpriz yapmış aileye. Yani kapıyı çalmadan girmiÅŸ içeri.” (s. 183)

“Bilmek, bazen anlamaya yetmez.” (s. 185)

“EÄŸitim dediÄŸin zaten nedir ki? Lisede tarih, coÄŸrafya, fizik, matematik. Üniversitede ise hangi dalı seçersen, onunla ilgili daha geniÅŸ bilgiler… Hayat, okullarda öğrenilmiyor. Hayatı bize, ya raflarda dizi dizi duran kitaplar ama daha çok da hayatın kendisi öğretiyor.” (s. 188)

“Hepimizin kulağı radyoda olduÄŸundan kimse yüksek sesle konuÅŸmaz, annemle babam bile bize kızarken bu iÅŸi kaÅŸ göz iÅŸaretiyle yapardı. Heyecanla dinler, konuÅŸan sanatçıları merak eder, göremediÄŸimiz için hayalimizde canlandırırdık her ÅŸeyi. Hayaller, her zaman gerçeklerden daha heyecan verici ve kiÅŸiye özeldir. Aynı ÅŸeyleri dinlerdik ama hepimiz farklı hayal eder, farklı etkilenirdik.” (s. 191)

“Tatlı yemeyi öğretmemiÅŸ onlara hayat. Acının peÅŸinde sürüklenip gidiyorlar.” (s. 246)

“İnsanlar genellikle gerçekleri ile hayallerini bir potada eritmeye çalışırlar. MutluluÄŸu ve huzuru yakalayabilmiÅŸ insanlar bugünü yaÅŸarken, ne dünü unuturlar ne de yarını.” (s. 269)

“Hepimiz insanız. Hata yapabiliriz. Ama sonuna kadar da hata yapılmaz ki… YaÅŸadıklarımızdan ders almalı, öğrenerek, geliÅŸerek yaÅŸlanmalıyız. Bedenimizi genç tutmaya çalışsak da, beynimiz ilk günkü gibi genç kalmamalı. Güzel yaÅŸlanmak, bir anlamda geliÅŸmekle olur.” (s. 270)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir