Akıl dışı beklentiler!

Hayatımızın tüm iletiÅŸimlerinde önemli baÅŸlangıçlar vardır. Her baÅŸlangıcın da bir sonu…

İletişim süreçlerimiz kimi zaman içimizde gelgitler oluşturmaya başlar. Çelişkiler yaratır. İnsanlarla ilgili attığımız iyi niyetli adımların zamanla hatalı olduğunu da görebiliyoruz.

İlk dönemlerde iyi başlayan tüm diyaloglar zamanla ve çeşitli sebeplerle sekteye uğrayabiliyor. İletişimlerimizde hata yapmadan gelişme gösteremeyeceğimiz gerçeği, bizlere önemli ipuçları sunabilir inancındayım.

Hepimizin irdelemesi gereken konu hatalarımızın hayatımıza kattığı değerlerdir. Her türden kapris ve hırslarımızdan uzak aynaya bakabile cesaretini kazanmamız artık mecburi istikamet olarak görünüyor. Herkes kendine ayna tutmalıdır. Çünkü etrafınıza baktığınız zaman biten dostlukların enkazını görmeye devam ediyoruz.

Her an ve artan sayıda tükenmiş, yıpranmış ilişkilere tanık oluyoruz. Peki, tüm ilişkilerin başlangıçları olumlu iken, bitişleri neden kötü izler taşır? Bu durum tesadüf olarak algılanabilir mi?

DeÄŸil tabi ki!..

Her zaman bir şeyleri doğru devam ettirebilmek bazen mümkün olmayabilir. Elbette hatalar yapacağız. Eksikliklerimiz olacak. Yanlış olanı öğrenmeden de doğruya ulaşmak kolay olmuyor…

Yanlış hareketlerimizi öğrenmek zorundayız. Ki bir insanın en değerli kılavuzu kendi tecrübeleridir. Kimi teorik olarak anlatılan doğruların, bizlerin yaşadıklarından daha gerçek, ya da daha etkili olamayacağını da biliyoruz.

Bu sebeple hiçbirimizin yaşadığı olaylar, emin olunuz ki, anlatılan hikâyelerle sınırlandırılamayacak kadar büyük olabilir.

Bu yüzden insanın hataları öğreticidir diyoruz. Bununla beraber aynı hatayı iki kere yapmanın artık hata olmaktan çıkarak, ciddi bir yanlışa dönüştüğünü de söyleyebiliriz.

Hata yaptığınızda önce kendinize zarar verirsiniz. Ama yanlış yaptığınızda hem siz hem de karşı taraf zarar görür. İkili ilişkilerde insanların birçok konuda davranış hataları yaptığını biliyoruz.

Yukarıda bahsettiğimiz kanadı kırık arkadaşlıklar, tükenen dostluklar ya da biten evliliklerin önemli sebepleri hırs ve bencillikle yoğrulmuş beklentilerimizin, öncelik haline gelmesidir. Akıldışı beklentiler insana daha çok hata yaptırabiliyor.

Maalesef önce kalpler, sonra kanatlar kırıldığı için iletişimlerde onarılamayan yaraların açılması hep bu akıldışı beklentilerden oluşmaktadır. Kendimizi yenilemiyoruz.

Adalet duygusunu sadece kendimiz için istiyoruz.

İnsanı her türden tuzağa düşüren, itibarını altüst eden de bu bahsettiğimiz akıldışı davranışlardır.

İçinde kalp ve vicdan olmayan her beklenti, bir tarafı memnun etmekten çok, karşı tarafı üzmektir.

Arkadaşlık, dostluk, sırdaşlık, yoldaşlık ya da evliliklerin ömrünü çürüten hep bu hırs ve kibirle bulanmış akıldışı ve empatiden uzak yaklaşımlardır.

Çözüm ise bedenden önce kalbi sevmek, makam sahibi olmadan önce insan olabilmektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir