Konak İlçesi Kadifekale’deki İnkılap İlköğretim Okulu yılsonu etkinliklerini resim ve teknoloji tasarım dersinin sergisiyle taçlandırdı. Okulun resim ve teknoloji tasarım öğretmeni Yeşim İnevi öncülüğünde öğrencilerin bir yıllık çalışmalarının sergilendiği sergiyi Konak İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü İsrafil Doğru, Okul Müdürü Abdürrahim Arslan’la birlikte açtı. Öğrencilerin el emeği, göz nuru eserleri görenler çok duygulandı. Sergi sonunda Konak İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdülkadir Yıldız lokma döktürdü. Lokma gününün geleneksel hale gelmesi istendi. Eğitim ve öğretim yılının son haftasında okulda lokma günü yapılması Şube Müdürü İsrafil Doğru tarafından önerildi.
Okul Müdürü Abdülkadir Arslan, öncelikle Yeşim İnevi öğretmenime çok teşekkür ediyorum. Kısa sürede böyle bir sergiyi hazırlaması bizleri, öğrencilerimizi çok mutlu etmiştir, öğrencilerimize ayrıca teşekkür ediyorum. Okulumuza gelerek bizleri çoğaltan Konak Mili Eğitim Şube Müdürü İsrafil Doğru’ya, lokma döktürüp bizlere katkı sağlayan Konak İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdülkadir Yıldız’a çok teşekkür ediyorum. Sergiye öncülük eden Teknoloji Tasarım ve Resim öğretmeni Yeşim İnevi ise, ben okulun ücretli öğretmeniyim. Yıllardır sergileri yaşam biçimi yaptım. Okuluma ve öğrencilerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum, dedi.
Meslek yaşantında sürekli üretmeye çalıştım. Üreten insanlara da öncülük ettim. Öğretmenlik, çölde gül bahçesi yaratmaktır bana göre. Yeşim İnevi arkadaşımla İzmir Özel Türk Kolejinde birlikte çalıştık. Kolejlerde çalışmak, özellikle bazı branşlarda gerçekten zor, çok zordur. Bir resim, müzik, beden eğitimi öğretmenliği sürekli etkinlik gerektirir. Türkçe öğretmenliği de üretkensen bir yıl beş yıla bedeldir. On beş yıl çalıştığım kolejde destanlar yarattığımı tüm eğitim çevresi çok iyi bilir. Yeşim İnevi, bu yıl iş konusunda ağırdan alınca okullarla bağlantı kuramadı. Ücretli olarak milli eğitimden ders istedi. Haftada otuz saat derse girdi. Gittiği okul, gecekondu okuluydu. Kolejden alıştığından boş durmadı. Kendi alanında öğrencilerine model oldu. Yıl sonu sergisi bu yüzden önem taşıyordu. Çok da güzel bir sergi düzenlemişti. Arkadaşımız olarak gurur duyduk…
Kolejde çalıştığımız yıllarda gecesiz hafta geçmezdi. Her etkinliğin kesinlikle panosu, yazısı, süsü olurdu. İşte o zaman resim öğretmenleri gecelere dek oturup resim yapar, boyarlardı. Kendi adıma yılda üç oyun sahnelerdim. Oyunları da kendim yazmak koşuluyla. Çalışmak, ezber, yönetmek derken eylül ayında başlayan çalışmalar haziranda okul kapanınca biterdi. Üretken olmak bazen itici de olabiliyordu. Nedensiz bir kıskançlıkla selam vermeyen arkadaşlarımız olurdu. O yıllarda gecenin onlarına dek sahne çalışması yapardık. Çoğu arkadaş ellerinde çantalarıyla özel ders için kapı kapı gezerken ben sanatla uğraşırdım. Öğrencilere tiyatronun erdemini vermeye çalışırdım. Aradan yıllar geçti, öğrencilerin akıllarında kalanların başındayım…
İşte o çalışmalarda dekor çalışması gerekirdi. Resim bölümü başkanıyla aramız yoktu. Konuşmuyorduk. Çoğu dekoru bile öğrencilerimle yaptık yıllar boyu. İşte o çalışmalarda bize yardımcı olan iki üç kişi vardı. Adını her zaman onurla andığım Murat Dülger, Aşkın Saraç, Yeşim İnevi bana yardımcı olurlardı. İşte Yeşim arkadaşım bölüm başkanına aldırmadan gelir yardımcı olurdu. Sonra canım ciğerim biricik öğrencilerim sadece tiyatroda değil, her alanda akıllı, zeki, yaratıcı çocuklardı. Fırçayı ellerine aldılar mı tablolar çıkardı ortaya. Canım öğrencilerimin benim gönlümü almak için sözcükler ağızlarında titreyerek, öğretmenim sabaha kadar kalır, dekorumuzu yaparız, derlerdi. Ağzımız sıkı olduğundan bana tepki koyan öğretmeni yıllar boyu kimseye konu etmedim.
Her zaman okutmaktan onur duyduğum öğrencilerimin tavrını anımsayınca gözlerim yaşarır şimdi bile. O çocuklarım şimdi önemli yerlerde çoğu sanatçı oldu. Dizilerde oynuyor, tiyatro yönetmeni oldular. Televizyonda haber sunuyorlar. Gazeteciler, hepsinin de ötesinde adam gibi adam oldular. Diyojen’in elinde fenerle insan aramasına inat güneş altında gözleri alan meşaleler gibi, vıcık vıcık arabesk kokan ortamda insan olmanın onuruyla yaşıyorlar..
