Kirpi ikilemi, insan ilişkilerinde sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Schopenhauer isimli düşünür tarafından ortaya çıkarılan bu ikilem, “Soğuk bir sabah kirpiler soğuktan korunmak için birbirine yaklaşırlar. Ancak okları birbirine batarak birbirinden uzaklaşırlar. Üşürler, yaklaşırlar. Dikenler acıtır, uzaklaşırlar. Bir yanda soğuktan donmak, bir yanda da birbirine batan okların acısı… İnsan ilişkilerinde de durum böyledir. İnsanlar, hayatları tekdüze ve sıkıcı diye birbirine yanaşırlar. Ama ters gelen özelliklere tahammül gösteremeyerek birbirinden uzaklaşırlar. Sonunda hem bir arada yaşayacak hem de ters gelen özelliklere katlanılacak bir yol bulurlar. Bu yol ise “mesafe”dir.
İnsan ilişkileri de aynen bu ikilem gibi olmalı. Hayatın her alanında olduğu gibi ilişkisel durumlarda da ‘Denge’ önemli bir bileşen.
Sadi ŞİRAZİ diyor ki:’İnsanlarla münasebetin, ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın!’
Ben yavaş gelişen dostlukları, zamana yayılan sevgililiği, yavaşça var olan aileye bağlılığı seviyorum.
85 yaşında bir avukatla sohbetten alıntıdır.
‘ 60 yıllık avukatlık yaptım. Tüm davalar birbirine güvenen insanlar arasındaydı.’
Birine güvenmekte acele etme, önce nasıl konuşuyor, nasıl davranıyor, maddiyatı nasıl değerlendiriyor, nasıl bir aileden geliyor, kendinden düşük pozisyondakilere nasıl davranıyor, nelerden hoşlanıyor, nelere gülüyor, ağzı sıkı mı yoksa laf mı taşıyor…. Bunlara bakıp sonra hayatınıza ya da gönlünüze alın insanları. Yoksa koca bir hayal kırıklığı sizi bekler.
Aynı güzel bir çay gibi yar ve yarenliğin de iyi demlenmişi makbul.
