HABER MERKEZİ
Şu anda dünya üzerinde sanıyoruz Elvis Presley’i tanımayan yoktur. Fakat takvim yaprakları 1954 yılını gösterdiğinde Elvis Presley tam anlamıyla hiçbir şeydi.
Kıyafetleri, saçlarını şekli ve farklı ses tonuyla bir dönemin en ünlü yıldızlarından biri olan Elvis Presley, 8 Ocak 1935 tarihinde dünyaya gelmiş. Aslında doğduğunda bir ikizi olan Presley, onu doğum öncesinde kaybetmiş. Bu üzücü olay sonrasında Presley’nin ailesi olan bağı çok sağlam örüldü. Annesi ve babası Presley’nin hep yanında olarak onu büyüttü. Özellikle annesiyle ilişkisi çok kuvvetliydi.
Bir gün tüm aile bir Tanrı Meclisi kilisesine katıldı. Burada ilk müzikal ilhamlarını buldular. Huzuru yerlerinde sıcacık aile yaşantısı sürerlerken Elvis Presley’nin babası Vernon kendini bozdu. Presley’nin hayatı artık trajik olayları bol olan acı dolu bir hayat olmaya başlıyordu. Bir süre sonra Vernon’un yolsuzlukları yüzünden Elvis Presley ve annesi Gladys hapis cezasına çarptırıldı. Hapis cezasıyla birlikte borçları da artan anne oğul ne yapacaklarını bilmezken evleri de elinden ani bir karar ile alındı. Sokakta bir başlarına kalan Presley ve annesi akrabalarının yanına sığındılar.
1941 yılının eylül ayında Presley, East Tupelo Consolidated’da birinci sınıfı okumaya başladı. Bir gün Presley’nin söylediği “Old Shep” şarkısından etkilenen öğretmeni onu müzikle ilgilenmesi için teşvik etti. Bunun ardından ise yakınlarda olacak olan bir şarkı yarışmasına katılması için Elvis Presley’i ikna etti. 3 Ekim 1945 tarihinde düzenlenen Mississippi-Alabama Fair and Dairy Show‘da sahne aldı. Bu yarışma onun ilk halka açık gösterisini yaptığı yarışmaydı. Henüz 10 yaşında olan Presley, mikrofona bile uzanamıyordu. Bunun için sandalye kullanarak “Old Shep” şarkısını herkesin karşısında seslendirdi.
Birkaç ay sonra Presley’nin, tam olarak müziğe yönelmesi doğum gününde gerçekleşti. Elvis Presley o doğum gününde annesinden bisiklet istemesine rağmen annesi parası yetmediği için ona gitar hediye etti. Önce üzülen fakat sonradan asla gitarı elinden bırakamayan Elvis Presley, gitarını götürebildiği her yerde gitar çalmaya başladı.
1946 yılının eylül ayında Presley, altıncı sınıf için yeni bir okula, Milam‘a girdi. Burada da gitar çalmaktan vazgeçmedi. Presley, Mississippi Slim’in Tupelo radyo istasyonu WELO’daki gösterisinin hayranıydı. Slim’in Presley’nin sınıf arkadaşlarından biri olan ve sık sık onu istasyona götüren küçük kardeşi tarafından “müzik delisi” olarak tanımlandı. Slim, akor tekniklerini göstererek Presley’nin gitar eğitimini destekledi. Protégé on iki yaşındayken, Slim onu iki canlı yayın performansı için planladı. Presley ilk seferinde sahne korkusunu yendi, ancak sonraki hafta sahne almayı başaramadı.
1948 yılının kasım ayında ailesiyle Memphis, Tennessee‘ye taşındı. Okulda Presley’nin gitar çalmasını, şarkı söylemesini destekleyen çok kişi yoktu. Hatta müzik öğretmeni bile ona yeteneğinin olmadığını, müziğe devam etmemesi gerektiğini söyleyip duruyodu. Bununla da kalmayıp müzik dersinden sadece “C” notunu verdi Elvis Presley’e. Bu baskıdan etkilenen ama asla yılmayan Presley, 1950’de kendisinden iki buçuk yaş büyük komşusu Lee Denson’ın vesayeti altında düzenli olarak gitar çalmaya başladı. Onlar ve diğer üç erkek, geleceğin rockabilly öncülerinden Dorsey ve Johnny Burnette kardeşler de dahil olmak üzere Courts çevresinde sık sık çalan gevşek bir müzik topluluğu oluşturdular. O Eylül ayında, Loew Devlet Tiyatrosu‘nda yer gösterici olarak çalışmaya başladı.
Küçük yaşta Presley, büyük ölçüde görünüşünden dolayı sınıf arkadaşları arasında daha fazla öne çıkmaya başladı. Saçlarındaki favorilerini uzatıı ve saçlarına gül yağı ve Vazelin ile şekil verdi. Boş zamanlarında Memphis’in gelişen blues sahnesinin kalbi olan Beale Street’e gider ve Lansky Brothers’ın vitrinlerindeki vahşi, gösterişli giysileri ister, para biriktirir ve teker teker alırdı. Son sınıfında o vahşi, gösterişli kıyafetleri giymeye başlamıştı.
Lauderdale Courts dışında performans sergileme konusundaki çekingenliğini yenerek, Nisan 1953’te Humes’un Yıllık “Minstrel” şovunda yarıştı. Şarkı söyleyip gitar çalıp, Teresa Brewer’ın yakın zamanda hit olan “Till I Waltz Again You” ile açılışını yaptı. Her şeye rağmen müziği hiç bırakmayan Presley, 1953 yılının haziran ayında liseden mezun olduğunda, geleceği olarak müziği çoktan seçmişti bile.
1953 yılının ağustos ayında Presley, Sun Records’un ofislerine giriş yaptı. “My Happiness” ve “That’s When Your Heartaches Begin” şarkılarını kaydetti. Daha sonra bu plağı annesinin doğum günü için kaydetmeyi amaçladığını söyledi.
Ocak 1954’te Presley, Sun Records’ta ikinci bir kaydı “I’ll Never Stand in Your Way” ve “It Wouldn’t Be the Same Without You” şarkılarıyla gerçekleştirdi fakat bu şarkılar da tutmadı. Aynı yılın nisan ayında, Presley Crown Electric şirketinde kamyon şoförü olarak çalışmaya başladı.
5 Temmuz akşamı yapılan bir toplantı, gecenin geç saatlerine kadar tamamen sonuçsuz kaldı. İptal edip eve gitmek üzereyken, Presley gitarını aldı ve 1946’da Arthur Crudup’ın “That’s All Right” şarkısını çalmaya başladı. Moore olayı şu cümlelerle açıkladı: “Birdenbire Elvis bu şarkıyı söylemeye, etrafta zıplamaya ve aptal rolü yapmaya başladı. Daha sonra Bill bas gitarını aldı ve o da aptal rolü yapmaya başladı. Ben de kendimi tutamayıp onlarla çalmaya başladım. Sam, ben bir düşünün, kontrol kabininin kapısı açık mıydı… kafasını dışarı çıkardı ve ‘Ne yapıyorsun?’ dedi. Biz de ‘Bilmiyoruz’ dedik. ‘Pekala, geri çekil’ dedi, ‘başlamak için bir yer bulmaya çalış ve tekrar yap.’ Phillips hızla kayıt yapmaya başladı, aradığı ses buydu.”
Üç gün sonra, popüler Memphis DJ’i Dewey Phillips, Red, Hot ve Blue şovunda “That’s All Right”ı çaldı. Dinleyiciler, şarkıcının kim olduğunu öğrenmek için can atmaya başladılar. İlgi öyleydi ki, Phillips, gösterisinin kalan iki saatinde kaydı tekrar tekrar çaldı.
Üçlü, 17 Temmuz’da Bon Air kulübünde ilk kez halka açık bir şekilde çaldı. Kısa bir süre sonra, Moore ve Black eski grupları Starlite Wranglers’dan Presley ile düzenli olarak çalmak için ayrıldılar ve DJ/promotör Bob Neal üçlünün menajeri oldu. Ağustostan ekime kadar, Eagle’s Nest kulübünde sık sık çaldılar ve daha fazla kayıt seansı için Sun Studio’ya döndüler. Bu sırada Presley sahne almaya devam ederken hızla sahne korkusunu yendi ve kendine güveni arttı.
Bu şekilde kendilerini geliştirip sağlam adımlarla bu yolda yürüyen Elvis Presley ve grubun diğer üyeleri hedeflerine bir bir ulaşıyordu. 10 Ocak 1956’da Presley, Nashville’de RCA Victor için ilk kayıtlarını yaptı. Ardından Parker sonunda Presley’i ulusal televizyona getirdi ve iki ay boyunca altı kez CBS’nin Stage Show’unda yer aldı. Şubat ayında, Presley’nin bir önceki Ağustos ayında yayınlanan ve bir Sun kaydı olan “I Forgot to Remember to Forget“, Billboard ülke listesinin zirvesine ulaştı.
RCA Victor, 23 Mart’ta Presley’in kendi adını taşıyan ilk albümünü yayınladı. Elvis Presley bu şekilde hayallerine ulaşıyordu ve tüm dünya onu tanıyordu. 1960 – 1968 yılları arasında filmlere odaklandı. Bu filmler “Elvis is Back” ve “Lost in Hollywood” filmleriydi.
Elvis Presley, 1973’ün sonlarına doğru, petidin bağımlılığının etkilerinden yarı koma olarak hastaneye kaldırıldı. Bir süre hasta yaşadıktan sonra 1977 yılının 16 Ağustos gününde hayata gözlerini yumdu.
