Kanunları çiğnemek artık sıradan bir şey oldu.

Depremden sonra insanların daha vicdanlı, daha hoşgörülü, daha müsamahakâr, daha şefkatli, daha iyi olmasını bekledim, beklediniz, bekledik…

Ancak ne yazık ki olmadı!

Hatay ve Hataylı yapamadı!

Sınavı geçemedik!

Tam tersine daha gaddar, daha zalim, daha kötü, daha yoksun ve daha doymaz hale geldik.

Depremi takip eden birkaç gün sonrasına kadar hâkim olan o güzel düşüncelerimizi çok çabuk kaybettik. Yaşamın o bir dakikada aldığı on binlerce candan biri olabileceğimizi aklımızdan hemen çıkardık…

Herkeste bir panik hali oluştu önce ardından panik hali daha çok paraya ve daha çok mala götürdü bizi. Evinde kendisine yıllarca yetecek kadar gıdayı depolayandan, belki kendisine hiçbir zaman lazım olmayacak ilaç çeşitlerine sıkı sıkıya saldıranları gördük.

Sadece birkaç gün sonra insanoğlunun ne yazık ki özüne döndüğüne şahit olduk.

Marketler, kasaplar, fırınlar, bakkallar, manavlar ve dahası…

1 lira olan maddeyi 3 hatta 5 liraya satmaya başladılar.

Çalışan iş gücü bulmakta zorlanan insanlar deprem öncesinde 300 liraya yaptığı işe 3 bin lira istemeye başladı. Her tarafa zulüm, gözyaşı ve derin bir karanlık hâkim oldu.

O güzelim kentin güzel insanları sanki bir başka vücuda bürünmüşlerdi. Artık kimse kimseyi tanımıyordu. Hatta ben kendimi, sen kendini tanımıyordun.

Biz nasıl bu hale geldik?

*

Diğer bir taraftan tam bir rezalet yaşanıyor.

Yine aynı insanlar ne kural ne de nizam tanımamaya başladılar.

Kanunları çiğnemek artık sıradan bir şey oldu.

Teneke barakasını yol üstüne kuranlar,

Mangalını kapıp kebapçı olanlar,

Demir saçtan yaptığı işyerinde tatlı üretenler,

Ve daha birçok örnek.

Denetimden tamamen uzak ve tamamen bağımsızlar!

Antakya’yı, Defne’yi adeta Uganda’ya çevirdiler.

Zaten denetleyende yok. Herkes kendi işini kendi görüyor. Toz toprak içinde elektriği yetersiz, suyu yetersiz, altyapısı yetersiz 21 metrekareye sıkıştırılmış hayatlar…

Ve elbette belirsizlik!

15 Ay geride kaldı ama kaç 15 ay daha geçecek acaba?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir