HABER MERKEZİ
En çok tartışılan konular arasında yer alan deprem bölgesinde ki TOKİ konutlarına ödenecek olan bedel söylemlerine son noktayı geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum koymuştu. Ancak bu kez yeni bir tartışma başlatıldı. Bilindiği üzere Bakan Kurum o günlerde TOKİ konutlarının ilk iki yıl geri ödemesiz 18 yıl faizsiz olarak ödeneceğini söylemişti. Şimdi ise Bakan Kurum’un o söyleminden sonra ‘Konutların Bedeli ne kadar olacak?’ tartışması başladı
Muhalefetin ‘Deprem konutlarının faizle ve yüksek fiyatla vatandaşa satılacağı’ yönündeki iddialarını Bakan Kurum yalanlamış ve şunları söylemişti: “Geriye dönüp baktığınızda Antalya ortada. İzmir ortada. Elazığ, Malatya, Van. 300 lira aidatla, faizsiz şekilde ödeme sistemi var. Hal böyleyken sırf milletin aklını karıştırmak adına ‘efendim faizle satılıyor’, veya bunlarla ilgili ‘bu bedeller alınıyor’ demenin kime ne faydası var? Burası hepimizin ülkesi. Hepimiz sahip çıkacağız. Hepimiz doğruları konuşacağız. İnsan Hakları Komisyonu’na bu sunumu yaparken oradaki depremzede vatandaşlarımızın haklarını savunmak zorundayım. Oradaki emekçinin hakkını savunmak zorundayım. Eğer haksa orada 200 bin adam gece gündüz çalıştı. Deprem konutları 2 yıl ödemesiz, 18 yıl faizsiz ve sabit. Sabit oldukça zaten faizsiz oluyor” dedi.
Bilindiği Üzere Bakan Murat Kurum ‘Evler teslim edilmedi söylemine de şöyle yanıt vermiş ti: “Hatay yerle bir olmuştu. Antakya’sı, Defne’si, Samandağ’ı. Şimdi biz gitmişiz. Gördünüz mü diye o yüzden söylüyorum; şimdi Antakya’da biz ne kadar yapıyoruz biliyor musunuz? Antakya’da hak sahibi olan Hatay genelinde 155 bin. Biz ne yapıyoruz? 200 bin yapıyoruz. Peki biz neyi teslim ettik? Çünkü 11 ilde bunu bilmenizde fayda var. Yani bazı partiler bunu bilmeksizin sadece eleştiri yapmak üzerinden konuşuyor ama gerçekten detayı bilerek konuşmak lazım. Biz deprem bölgesinde sosyal konutları da sayarsanız 680 bin bağımsız bölüm yapıyoruz. Bakın; bunun 80 bini sosyal konut. Hak sahibi kaç? 455 bin. Hak sahibinin konutunu bitirmişiz, vermişiz” demişti.
