Ağlasun’daki Aşk Çeşmesi!

 

HABER MERKEZİ

Burdur’un Ağlasun ilçesindeki, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ne 2009 yılında giren, geçmişi milattan önce 3000 yılına dayanan Sagalassos Antik Kenti, sahip olduğu Roma dönemi mimari eserlerin başında gelen yüzlerce yıllık antik suyun aktığı Antoninler Çeşmesi ile diğer antik kentlerden ayrılıyor. O dönemin seramikte usta üretici konumunda olan Sagalososluların antik kenti; 1900’lü yıllarda keşfedilmiş. Büyük depremler görüp şehir yıkılıp yeniden inşa edilince çeşmenin ayakta kalan ender yapı olduğu fark edilerek şehri yeniden ayağa kaldırma çalışmaları başlamış.

Sagalassos, antik dönemde ‘Pisidia’ olarak bilinen bölgede kurulmuş. Dağlık bir bölgenin hemen yanındaki araziye konuşlanmış. Yerleşim izleri tam 12 bin yıl öncesini gösteriyor.

Şehrin dağların yamaçlarına kurulması, su pınarlarının çok olması, bölgenin bol yağış alması, karların eriyip zaman içinde bu seramiklerin arasından sızması Antoninler Çeşmesi’nin oluşmasına vesile olmuş. Suya dayanıklı seramikle çeşmenin etrafını çeviren antik kentliler çeşmenin yüzyıllar boyu zarar görmeden günümüze gelmesini sağlamış. 3 binden fazla taşın bir araya gelmesiyle 400 blok oluşturmuşlar. O zamanın teknolojisiyle 1700 rakımda olan bu kente bu devasa çeşmeyi kurmak hayli zor olmuş olmalı.

Efsaneye göre bu antik çeşmeden su içen âşık oluyor. Mitolojide aşkı, güzelliği ve şarabı çağrıştıran  Dionysos heykelinin çeşmenin başında olması bu şekilde bir algı oluşturmuş. Günümüze de aşk çeşmesi olarak gelmiş.

İSABELLA VE ANTONİN’İN HİKAYESİ

Sagalassos Antik Kenti hikayesi bir aşk öyküsüne dayanıyor. Günümüzden 1850 yıl önce Sagalassos’da Isabella adında çok güzel bir kız yaşarmış. Annesi ve babası kızlarını en güzel şekilde eğitmişler. Yeşil gözlü, uzun boylu, beyaz tenli olan kız heykeltıraşlara poz verirmiş. Sagalassos kralları “güzellikler ortaya çıksın ve insanlar mutlu olsunlar” diye tüm güneşli günleri genç kızlar için bayram ilan etmişler. O nedenle Isabella en önde Ağlasun’un kızları arkasında Ağlasun Meydanı’nda güneşli günlerde gün batımına karşı müzisyenlerle birlikte raks ederlermiş.

Dillere destan güzellikte olan Isabella evlenme yaşına gelmiş. Birçok şehirden prensler, askerler, pehlivanlar ona talip olmuş. Isabella’nın babası kızıyla evlenmek isteyenlere bir şart koşmuş. Kızının güzelliğini gelecek nesillerin de bilmesi için Isparta Dağları’ndaki pınarlardan şehre su getirilmesini ve Sagalassos Meydanı’na bir aşk çeşmesi yapılmasını istemiş.

Isabella genç ordu komutanı Antonin’e âşık olmuş. Aşkını annesi dahil herkesten saklamış. Antonin’in aşk çeşmesini yaptırabilmesi için savaşa gidip ganimetle dönmesi gerekiyormuş. Antonin’in seferde olduğu günlerde Ağlasun Kralı, Isabella’nın babasına elçiler göndererek Isabella’yı tek oğlu Hektor’a istemiş. Babası kızının rızasını almayı bile düşünmeden kızının adına evlilik sözü vermiş.

Seferden dönen Antonin getirdiği ganimet ve başarı nedeniyle şehirde coşku uyandırmış ve bir kutlama yapılmış. Kutlama alanında kral bir yanında oğlu Hektor bir yanında Antonin ile otururken Isabella gelip Antonin’i dansa kaldırmış. Buna çok sinirlenen Hektor okçusuna Antonin’i vurması için emir vermiş. Bunu gören Isabella Antonin’i itmiş ve ok ona isabet etmiş. Sevdiğinin kollarında can vermeden ise şu sözleri sarf etmiş;

“Gelinlik giyemedim; babam buna ağlasın!

Anama söyleyin tez karaları bağlasın!

Antonin buraya bir aşk çeşmesi yaptırsın;

Çeşmeden akan sular göz yaşımdır çağlasın!..

Çeşme yapan ustalara çil çil altın saçılsın,

Bahtsız olan kızların bahtı burada açılsın!”

Yiğit asker Antonin sevgilisinin kolları arasında son nefesini vermesine fazla dayanamadı. İki saat içinde evinin bahçesindeki incir ağacının altında parmağındaki yüzüğünün kaşı altında taşıdığı zehri içip “ah Isabella!.. Ah Isabella sensiz yaşamak bu dünyada bana haram oldu…Şimdi sana kavuşmaya geliyorum!..” diye diye inleyerek öldü.

Ordu Komutanı Antonin’in Isabella için yazdığı şu şiir intihar ettiği yerde bulundu:

SAGALASSOSLULAR’A HİTAP:

“Şunu iyi bilin ey Sagalassos halkı :

Isabella ve ben birbirimize deliler gibi aşıktık;

Saray ve siz Sagalassoslular inkar ettiniz sevdamızı .

Ve gördük ki gök yüzünde melekler kıskandılar bizi.

Bugün öbür dünyada beni bekleyen

Isabella’ya kavuşmak için

Yüzüğümün kaşında sakladığım zehri içip

Hemen ayrılıyorum aranızdan;

 

Sizden ricamdır vasiyetime engel olmayınız.

Bileğimin ve  kılıcımın gücüyle  kazandığım

Adada Kalesi Seferi’nden  getirdiğim altınları harcayıp;

Şehir meydanına Isabella’ya olan aşkımı anlatan

Dünyada emsali olmayan bir çeşme yaptırınız;

 

Bu çeşmeye 21 fersah uzaklıktaki Isparta Dağları’nda çağlayan pınarlardan

Berrak ve gürül gürül akan suları getiriniz

Bu Isabella’nın bana, benim  de size nasihatımızdır.

 

Gerçek aşka inananlar bizi hatırlasınlar diye …

Adını da “AŞIKLAR ÇEŞMESİ “ koyunuz.

Heykeltıraşlar o çeşmede mermerlere kazısınlar,

Bizim birbirimize olan engin sevgimizi.

Ve aşkımızı anlatan

Dünya’da emsali olmayacak çeşmenin yanı başına ;

“Ey buradan geçen  ziyaretçiler ;

Şimdi  esen bu rüzgarlar , çağlayan bu sular, anlatıyor size

Bizim yarım kalmış hazin hikayemizi .”diye yazsınlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir