Etrafımda yoğun bir karanlık varsa, birey olarak bu karanlığı değiştiremem. Ancak, bu karanlığa rağmen, öncelikle kendi varlığıma karşı olan yükümlülük ve sorumlulukla haritalandırılmış bir
Yazar: Nesrin Gökpınar
Nesin Sen?
Eyyy şapşik Âdem kızı, Kendini hep bedeninden ibaret gören! Düşündün mü hiç derinden, “Dünyaya gelişin neden?” Sordun mu kendine hiç “Nesin sen?” Aynaya
Mutsuz Aile Belgeselcisi
Bugün, gün adaletiyle doğar diyor kalbim, yeryüzünün mahkemelerini ele geçirebilirsin, ancak vicdanım ve gökyüzünün mahkemeleri kıl kadar şaşmaz. Düşüncesizce istiyor olabilirim, düşünmeden, tartmadan. Elbette
İçimdeki Sessizliği Arıyorum
“Bizim dünyamız” denen bir sistemde yani tamamen hatalı bilgi koşulunda yaratıldım. Böyle bir sisteme sokulmamın sebebi, önünde sonunda şu anda yaşadığım gibi yaşamaktan yorulmak
Dünya Bir Sakızdır Dişlerinin Şeklini alır!
Hayata bir rekabet ile başladım. Milyonlarca spermden yumurtaya ulaşabilen çok azından biriydim. Sonra yumurtanın beni seçmesini bekledim. O da dedi: ”ki tek bir şartla…”
Kendine İyi Bak!
An… Yeryüzünde sürekli yinelenen bir mucize gibi, her ne ararsam var orada. Üstelik düz bir zamanın ve üç boyutlu bir mekânın ötesinde. Zihin denen
Duygusal Bohçalarımın Taşıyıcısı
Yaşamım iki şeyden oluşuyor: Yaşamın kendisi… Yaşamım hakkındaki düşüncelerim… Birincisi gerçekte olan, ikincisi ise zihnimdeki kurgular. Yaşamı gerçekten yaşamak ve içimdeki yaşam gücüyle bağlantıda
Tek Kavgamsın
Doğam, sürekli egomu büyüterek beni geliştiriyor. Çağlar süren insan gelişimine bakarsam, yemek, seks, aile ve barınma gibi temel hayatta kalma arzularından -mağara sakinleri olarak
Krizlerimin Aynası
Hissetmek istemiyorum; bu nedenle dikkatimi sürekli dağınık tutuyorum. Öfkeliyim de haklı olarak. Çıkarları doğrultusunda savaşan ve kendinden başka kimseyi kapsamayan bir sistemin içinde rekabetle
Yaraların İyileşmesi
Sadece içinde bulunduğum anda bir şey yapabilirim! Sevgili Şapşiğim şu an, dünyayı ömür boyu maruz kaldığın tüm keder, acı ve suçluluktan özgürleştirebilirsin. Hatırla; bu
