Bazı şeylerin kıymeti kaybedildikten sonra anlaşılıyor!

SONAR GÜNEŞ

Asrın felaketinde ilimizin Antakya ilçesinde yer alan tarihi evler depremle birlikte ağır hasar almış ve tabiri caizse yerle bir olmuştu.

Deprem öncesi hayatın en yoğun yaşandığı Eski Antakya Evleri ne yazık ki artık koca bir boşluktan ibaret oldu. O güzel günlerinden geriye sadece fotoğrafları kaldı.

Bazı şeylerin kıymetini kaybettikten sonra anladıklarını aktaran Vatandaşlar, “Eski Antakya sokakları eskiden cıvıl cıvıldı yani iğne atsak yere düşmezdi o derece bir kalabalık vardı. İçerisinde Türkü barlar, kafeler gibi birçok eğlence mekanları vardı. Orada esnaflık yapan herkesin dükkanları yıkıldı. Yaşayan insanlar da var tabi ki onlarında bazıları hayatını kaybetti bazıları kurtuldu. Yani acımızı anlatacak kelime yok artık biz Hataylılara ne desek eksik kalıyor çünkü hiçbir kelime yetmiyor artık acımızı tarif etmeye. Eski Antakya bizim gözbebeklerimizdendi çok severdi herkes burayı turist bile ağırlardık şimdi ağırlayacak bir yerimiz bile kalmadı. Çok merak ediyoruz acaba tekrardan eskisi gibi olacak mı buralar bizim artık pek umudumuz kalmadı ama yine de bir şekilde bekliyoruz. İnşallah gözbebeğimiz bir an toparlanır yeniden yapılır da eskisi gibi buralar ışıl, ışıl cıvıl, cıvıl olur” ifadelerini kullandılar.

ANTAKYA EVLERİNİN TARİHİ

“Medeniyetler şehri” olarak anılan ve birçok kültürel zenginliği içerisinde barındıran Hatay’ın merkez Antakya ilçesinin tarihi sokaklarında yer alan 200-250 yıllık, taş ve ahşaptan yapılmış eski evler, kentin tarihini yansıtıyordu.

Kentin tüm karakteristik özelliklerini yansıtan evler, bölgeye özgü sarımtırak beyaz kalker taşı, kerpiç ve ahşaptan yapılarıyla dikkati çekiyordu. Yüksek taş duvarlı, süs havuzlu avlu ve etrafında odaların sıralandığı geneli iki katlı evler, halkın yaşayış biçimini, gelenek ve göreneklerini yansıtıyordu. Ev sahiplerinin, maddi durumuna göre eklediği ufak tefek detayların dışında, evlerin tümünde aynı plan düzeni görülüyor. Eski Antakya evlerinin yer aldığı sokaklar birbirlerini dik olarak kestikleri için kendilerine özgü bir karmaşık düzen oluşturuyordu. Genellikle dar ve ortasından su kanallarının geçtiği taş döşeli bu sokaklar, aynı zamanda rüzgarları kesmeyi ve su baskınlarını önlemeyi amaçlıyor. Genişliği yaklaşık 3 metre ile 1,5 metre arasında değişen sokaklarda yerel tabirle “zokmak” denilen çıkmazlara da rastlanıyordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir