HABER MERKEZİ
SP Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan gündemine bireysel silahlanmayı ve bunun toplum içinde ki yankısını işleyen bir açıklama yaptı. Açıklamasında mafyatik tavırlar sergileyenlere de tepki gösteren çalışkan açıklamasında şunları söyledi: Magandalığın her türlüsünün yaygınlaştığı bu dönemde hemen her gün yeni bir cinayet vakasıyla sarsılıyoruz. Trafikte yol kavgasıyla adam öldüren mi, boşanma aşamasındaki eşine “ya benimsin ya kara toprağın” diyen mi? Kiracı-ev sahibi, borçlu-alacaklı, alkollüler hepsi silahlı vakalar.
Bir zamanlar imrenilen bir milletken cinnet geçiren bir topluma dönüştük. Böyle bir ortamda bireysel silahlanma, düpedüz toplumsal intihardır ve ulusal güvenlik sorununa dönüşmüştür. Son dönemde artan trajik olaylarla; bireysel silahlanma kontrol altına alınmalı, yasadışı taşıyan ve kullananlara karşı caydırıcı kararlar alınarak, gerekli yaptırımlarla bu gidişata dur denilmelidir.
Ülkedeki şiddet ortamının artmasına neden olan birkaç nokta var.
Birincisi; ülkedeki gerilim ortamı, dünyadaki genel şiddet sarmalının da bir yansıması olarak her geçen gün artıyor. Ayrıca coğrafyamızda devam eden terör ve savaş ortamı belli bir noktadan sonra yaşananları normalleştiriyor. Toplumsal yozlaşma ve ahlaki çöküntü. Bununla suçun sıradanlaşması ve cehaletle birlikte şiddeti tetiklemesi tavuk-yumurta ilişkisi gibidir. Toplum vicdanını rahatsız edecek ceza ve müeyyidelerin varlığı. Günümüzde cezalar caydırıcı olmaktan ziyade cüzi ve temsili verildiğinden insanlar suça teşvik ediliyor. Ekranlardaki şiddet içeren yayınlar ve aksiyon dizileriyle mafyatik kişilerin konforlu hayatları cazip gösteriliyor. Birtakım insanlar geçim için illegal yol ve yöntemlere başvurmayı hedef olarak görüyor. Suç örgütlerinin gelir düzeylerinin yüksekliği, rahat para kazanma yolu olarak empoze ediliyor.
Bunun için her şeyden önce ailede model örnekliğin oluşturulması elzemdir. Tabii ki baskıcı bir ortam sağlıklı sonuç vermez. Peygamberimizin eğitim metodunu, çocuklara olan yaklaşımını bir menkıbe olarak dinlemek yerine onu bir ölçü olarak görüp aktarmak şarttır. Ayrıca ailedeki eğitim ortamının okullara taşınması, okullardaki eğitim ortamının değerler ve ahlaki hasletlerle bezenmiş bir çocuk modeline dönmesi gerekiyor” dedi.
