HABER MERKEZİ
Antakya’da künefeci dükkânlarında künefelik tel kadayıf yanında aynı hamurdan yapılan iyice ısıtılmış, üstü iyice düzeltilmiş pikten yapılmış tablalar üzerinde iki çeşit taş kadayıf üretilir. Birinci tür 8-10 cm çapında yuvarlak, bütün Türkiye’de şekildeki taş kadayıftır. İkinci şekildeki kadayıf ise yalnız Antakya’da yapılan, 5- 6 cm eninde, 10-12 cm boyunda dökülen kozlu kadayıf dediğimiz çeşittir. Bu şekilde yapılan kadayıfların içine cevizle az miktarda toz şeker karıştırılmış harç konulup, kenarlı bir tepsinin içine iyice sıkıştırılarak yan yana dizilir. Tepsi tam dolduktan sonra üzerine susam yağı (şırlağan) gezdirilir. Daha sonra hafifçe ısıtılıp iyice sulandırılmış pekmez, kadayıfın üzerine gezdirilerek dökülür.
Bu kadayıf oldukça değişik lezzette ve sevilen bir tatlıdır ama nedense, 1950’li yıllardan sonra yapılmaz oldu. Belki de şekerin zor temin edildiği ve pahalı olduğu devirlerde pekmez kullanılarak yapılmasından dolayı bir özelliği vardı. Şeker ve dolayısıyla şekerle yapılan tatlılar bollaşınca bu tür bir tatlıya ihtiyaç duyulmamış olabilir. Antakya’da cevize koz denir. Bu yüzden tatlının adı ‘‘kozlu kadayıf” olmuştur. Hemen hemen bütün Türkiye’de ceviz konularak kadayıf türleri yapılır. Ama taş kadayıfı pişirerek yemek bize biraz ters gelir. Çünkü biz kadayıfı çiğ olarak yeriz.
Antakya’da yapılan bir taş kadayıf türü de “ağızlı kadayıf’ ’tır. Memeli hayvanların doğumdan sonra çıkan ilk sütü oldukça kıvamlı yavru için zaruri bir maddedir. Bölgemizde, yeni doğan yavrunun hakkı olan bu süte maalesef insanlar tarafından el konur, bu süt normal sütle karıştırılır, biraz pişirilince katılaşır ve yoğurtla çökelek kıvamı arasında özel tadı olan bir madde elde edilir. Buna ‘‘ağız’’ denir. Koyun ve keçi ağızları inek ağzına göre daha makbuldür.
Ocak ayından mart sonlarına kadar süt ürünleri satan dükkânlardan alınan ağızdan bir kaşık, yuvarlak taş kadayıfların kızarmış, renkli kısmına konulur, kadayıf ağız içine gelecek şekilde ortadan ikiye katlanır, yarım daire şekline getirilir. Bundan tepsi dolacak miktarda yapılır, ayrıca şeker ve su ile hazırlanan ve Antalya’da “akit” denilen kıvamlı şerbet “ağda” hazırlanır ve önceden hazırlanmış olan ağızlı kadayıfların üzerine dökülür, soğuduktan sonra servis yapılır.
