Hataylı “İki arada bir derede” kaldı!

Yaptığı her açıklama yakından takip edilen Yerbilimci Prof. Dr. Naci Görür, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamanın tam tersi bir açıklama yaparak kafaları karıştırdı. Yurttaşlar ise, “Hani yıkıcı bir depremin meydana gelmesi için en az 500 yıl geçmesi gerekiyordu? İyice kafamız bulandı” siteminde bulundular.

Yıkıcı bir deprem için 500 yıl vardı ne değişti?

DİLEK AKKAYA

Türkiye’nin değişmeyen gündemi olan depremlere ilişkin her gün ayrı uyarılar geliyor. Vatandaşlar ise açıklamalar karşısında ne yapacağını bilemiyor. Her gün farklı bir açıklama ile uyandıklarını belirten vatandaşlar artık deprem konusunda netlik istiyor.

Prof. Dr. Naci Görür bu kez ilimizin de içinde yer aldığı 18 ili uyardı. Tek tek illeri açıklayan Görür, “Bu illerin kaderi üzülerek söylüyorum, Hatay gibi olacak” diyerek gözyaşlarını tutamadı.

Geçtiğimiz günlerde ise iki bilim adamı Prof. Dr. Şükrü Ersoy ile Prof. Dr. Naci Görür yaptıkları açıklamalarla aynı fikirde olmuş ve Hatay için uzun bir dönem afet niteliği taşıyacak bir deprem olmayacağını söylemişlerdi. İki bilim adamından gelen benzer açıklama aylardır nefeslerini tutan Hataylıları rahatlatmıştı. Ancak Görür’ün son açıklaması Hataylıları iki arada bir derede bıraktı.

Yakın zamanda yapılan iki açıklamanın birbirini tutmadığının altını çizen Hataylılar, “Daha birkaç gün önce 500 yıl deprem olmaz diyordunuz. Birkaç günde ne değişti? Artık bu deprem korkusundan bıktık. Sürekli aynı şeyi söyleyip kendinizi yalanlıyorsunuz. Amacınız ne? Bu konuda net olun. İnsanlar deprem korkusuyla zaten her gün yaşıyor. Üstüne sizin tutarsız açıklamalarınız bizleri panik haline sokuyor. Artık karar verin” dediler.

PSİKOLOJİK OLARAK ÇÖKTÜK

Son olarak yurttaşlar belirsizliklerden yorulduklarını söyleyerek, “Özellikle 6 Şubat depreminden sonra, depremi yaşayan illerdeki yurttaşlarımız ağır psikolojik yüklerle baş başa kaldı. Deprem, sarsıcı etkisiyle sadece binaları yıkmakla kalmadı, ruhsal yıkımlara da sebep oldu. Net açıklamalar istiyoruz. Yorulduk, tükendik. Bizi de anlayın artık. Acabalar bizi daha çok yıpratıyor. Deprem felaketinin üzerinden 10 ay geçti. Bizler hala aynı şeyin etrafında dönmekten sıkıldık. Umut istiyoruz, umutsuzluk değil. Güçlü durmaya çalışıyoruz. Mecburuz güçlü durmaya bizde ayakta duramazsak çocuklarımız perişan halde olurlar. Onlar için hayata tutunmaya çalışıyoruz. Deprem bizden evimizi, şehrimizi, arkadaşlarımızı aldı. Hiçbir şeyimiz kalmadı. En kısa zamanda toparlanmak istiyoruz. Bizimde, şehrimizin de buna ihtiyacı var. Bu belirsiz açıklamalar bizi daha geriye almaktan başka bir şey yapmıyor. Laf değil artık bir şeylerin toparlanmasını istiyoruz” dediler.

GÖRÜR’ÜN SON AÇIKLMASI ŞU ŞEKİLDE

Saydığı illerin direk fay hattı üzerinde yaşadığına dikkat çeken Görür, “Fay hattı üzerinde yaşayan bu illerin kaderi, üzülerek söylüyorum kaderi Maraş, Hatay gibidir. Eskişehir, Denizli, Muğla, Erzincan, Kayseri, Tokat, Kahramanmaraş, Hatay, Kocaeli, Osmaniye, Bingöl, Konya, Erzurum, Aydın, Balıkesir, Burdur, Manisa, Hakkâri. Direkt fayın üzerinde yaşıyor bu iller. Bunların altındaki faylar oldukça güçlü. Ve her kentte 7 ve üzerinde deprem oluşturmaya kapasiteleri var. Orada deprem olursa zarar ve kayıp anormal derecede fazla olur” dedi.

“500 SENE SONRA OLUR” DEMİŞTİ

Son açıklamasından günler önce ise Prof. Dr. Naci Görür, “Malatya’dan Hatay’a kadar çok önemli kesimi kırıldı. Uzun dönem afet niteliğinde büyük deprem oluşmaz ancak bazı graben fayları var. Fakat yaşları itibari ile yavaş faylardır. Büyük deprem 500 sene beklemiyoruz. Doğu Anadolu fayının hareketinin 7 ve üstü deprem stresi oluşturması için 500 yıl gerekiyor. Sözünü ettiğim fayın kırılmamış kesimleri de bir süre sonra kırılıyor. Artçı deprem diyoruz. O bölgede yaklaşık 1-1,5 sene deprem hissedeceğiz. Doğu Anadolu fayında Bingöl ve Karlıova bölgesi hariç büyük depremlerden uzağız. Kırılmamış yerler varsa kırılacaklardır” demişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir