Mimarlar kentin kimliksizleştirilmesinden yakındı!

 

HABER MERKEZİ

Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) tarafından her yıl farklı bir tema çerçevesinde kutlanan Dünya Mimarlık Günü dolayısıyla açıklamada bulunan Mimarlar Odası Hatay Şube Yönetimi, kentin birbirine benzeyen TOKİ bloklarıyla kimliksizleştiğinden yakınırken, “Bütün uyarılarımıza rağmen kültürel, sosyal değerlerimiz, tarihi belleğimiz ve en önemlisi mahalle kültürümüz yok olmuştur” ifadesine yer verdi.

Dünya Mimarlık Günü’nün, Birleşmiş Milletler Habitat Günü ile eşzamanlı olarak 6 Ekim 2025 tarihinde kutlandığına işaret eden Mimarlar, kentlerinin, mesleklerinin ve toplumun geleceğine odaklanan “Dayanıklılık için Tasarım” teması ile farkındalık yaratmayı amaçladıklarını ifade etti.

TOPLUMA KARŞI SORUMLULUĞUMUZ     

Ekim ayı boyunca “Mimarlık Haftası Etkinlikleri”ni gerçekleştireceklerine de değinen Mimarlar, “UIA, 2025 yılı için belirlediği tema ile yapı ve mekân tasarımı ile barınaktan kent ölçeğine kadar yaşam alanlarını düzenleyen mimarları etkin kriz koşullarında eşitliği, sağlıklı, güvenli ve dayanıklı yapılı çevre üretimini benimsemeye çağırmaktadır. Mimarlık, yalnızca nitelikli yapı tasarlama ve inşa etme sanatı değildir. Her bireyin temel hakkı olan nitelikli ve dayanıklı yaşam çevrelerinin oluşturulmasına katkı sunmak, mimarın hem mesleki görevi hem de topluma karşı sorumluluğudur” denildi.

KAYNAKLAR EŞİT OLARAK KULLANILMALI

Salgınlara, afetlere ve yapısal sorunlara açık ve güvencesiz hale gelen yaşam alanlarının; tarihi, kültürel ve doğal değerlerin korunarak özgün nitelikleriyle geleceğe aktarılmasının gerekliliğini de savunan Mimarlar; uzun vadeli çevre politikaları oluşturularak bu kaynakların sürdürülebilir biçimde ve herkes tarafından eşit kullanılmasının sağlanması gerektiği belirtti.

TOPLUMSAL DAYANIŞMA AĞLARI KIRILGAN

6 Şubat 2023 Depremleri öncesinde Hatay’ın bu ilkeler doğrultusunda afetlere hazırlıklı olamadığı için çok büyük bir yıkım yaşadığına da işaret edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi: “Yaşadığımız afet sadece canlarımızı kaybetmemize değil, sosyal, kültürel, ekonomik bütün değerlerimizin de ağır yara almasına yol açtı. Yaşanan büyük yıkım, sadece binaların değil, bir kentin belleğinin, kültürel mirasının ve toplumsal dayanışma ağlarının da nasıl kırılgan hale geldiğini göstermiştir.”

MAHALLE KÜLTÜRÜMÜZ YOK OLDU    

6 ve 20 Şubat Depremleri sonrası Mimarlar Odası Hatay Şubesi olarak katıldıkları toplantılarda, Hatay’ın katılımcı, bilimsel şehircilik ve planlama ilkeleri doğrultusunda yeniden planlanması konusunda öneriler sunduklarını belirtilen açıklamada, “Ancak mevcut yaklaşım sadece barınma sorununu sayılara indirgeyerek, planlama olmadan hızlıca konut üretimine yönelmiştir. Kentimiz birkaç tip olduğu söylenen ve hepsi birbirine benzeyen TOKİ bloklarıyla kimliksizleşmiştir. Bütün uyarılarımıza rağmen kültürel, sosyal değerlerimiz, tarihi belleğimiz ve en önemlisi mahalle kültürümüz yok olmuştur” ifadesine yer verildi.

YENİ BİR YOL HARİTASI ÇİZİLMELİ

Depremde hasar almasına rağmen ayakta kalan tescilli yapıların restorasyon yerine rekonstrüksiyon yapılacağı gerekçesiyle yok edildiğinden yakınan Mimarlar, “Bu yıkımlardan sonra tarihi bölgemizde özgün malzeme ve yapım tekniğine sahip neredeyse binamız kalmayacaktır. Devam eden yıkımlar ivedilikle durdurulmalı, genel bir değerlendirme ve bilgilendirmeler yapılmalı, yeni bir yol haritası çizilmelidir” diyerek, Hatay’ın özgün kimliğini koruyan, güvenli ve yaşanabilir bir geleceği birlikte inşa etmek için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini paylaştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir