Polis Sadece Minnet Değil, Adalet İstiyor

CEMİL AKTAŞ

Türk Polis TeÅŸkilatı’nın kuruluÅŸ yıl dönümünü kutladığımız bugün, üniformanın ardındaki insanı ve o insanın omuzlarındaki ağır yükü bir kez daha hatırlamak gerekiyor. “YaÄŸmur çamur demeden” ve canı pahasına görev yapan polislerimizin fedakarlığı su götürmez bir gerçek; ancak bu fedakarlığın karşılığında bekledikleri özlük ve demokratik haklar, ne yazık ki hâlâ çözüm bekleyen birer ödev olarak masada duruyor.

Polis teşkilatının yaşadığı en temel sorun, mesai kavramının belirsizliğidir. Dünyanın pek çok yerinde kamu görevlileri standart çalışma saatlerine sahipken, Türk polisi ek görevler, nöbetler ve operasyonlar arasında çoğu zaman dinlenme hakkından feragat etmektedir. Bu yoğun tempo, sadece fiziksel bir yorgunluk değil, aynı zamanda aile bütünlüğünü ve sosyal yaşamı sarsan bir belirsizlik yaratmaktadır. Özlük hakları bağlamında en somut beklenti ise çalışırken alınan ücret ile emeklilik maaşı arasındaki derin uçurumun kapatılmasıdır. Polislerin, görev başındayken hak ettikleri tazminatların emekliliklerine tam olarak yansıtılması, vatan nöbeti bittiğinde geçim kaygısı yaşamamaları için bir lütuf değil, anayasal bir haktır.

Meselenin demokratik haklar boyutu ise kurumsal aidiyeti güçlendirecek en kritik halkadır. Polisin, kendi sorunlarını dile getirebileceği, hiyerarşiyi bozmadan özlük haklarını savunabileceği sendikal ya da yasal temsil mekanizmalarından mahrum oluşu, bireysel mağduriyetlerin sistem içinde eriyip gitmesine neden olmaktadır. Modern bir hukuk devletinde polis; sadece talimatları uygulayan bir güç değil, aynı zamanda çalışma koşulları üzerinde söz söyleyebilen bir kamu çalışanı olmalıdır. Ayrıca, atama ve terfi sistemlerinde liyakatin tartışmasız bir kural haline gelmesi, teşkilat içindeki huzuru ve adalet duygusunu perçinleyecektir. Keyfi tayin korkusu yaşamayan, geleceğini objektif kriterlere göre planlayabilen bir polis, görevini çok daha yüksek bir motivasyonla icra edecektir.

Sonuç olarak; Polis Haftası’nı sadece süslü cümlelerle kutlamak yetmez. Onlara borcumuz, sadece canlarını ortaya koydukları için minnet duymak değil; çalışma saatlerinden emeklilik haklarına, sendikal haklardan liyakat esaslı bir kariyer sistemine kadar tüm taleplerini içeren insanca bir çalışma düzeni inşa etmektir. Güçlü bir emniyet teşkilatı, ancak hakları teslim edilmiş mutlu personellerle mümkündür. Tüm emniyet mensuplarımızın Polis Günü kutlu olsun.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir