SU ÇIĞLIĞI; METİN TURAN

25 dilde barış için haykırış”

HABER MERKEZİ

Çocukluğumun önemli bir bölümü, yirminci yüzyılın başlarında dünyaya gelmiş ve hayatı olabildiğince yalın yaşayan, günlük gereksinmeleri sınırlı olan babaannemin yanında geçti.

Babaannem kaybetmeyi bilen bir insandı. Dedesini bir savaşta, babasını bir savaşta, amcasını bir savaşta kaybederken tanışmıştı kazanmayla. Kazanmayı, barış isteyerek, barış içerisinde yaşayarak öğrenmişti. Onun için de hangi dilden, hangi dinden, hangi renkten olursa olsun komşularıyla barışık, komşularıyla dost ve onların acılarıyla acısını ortak eden bir insandı.

Ve bilirdi ki yaşanmış savaşların hiçbirine kendisinin de dahil olduğu “büyük insanlık” sebep olmamıştı.

Gözlerimi açtığım masallarıyla düşünce ufkumu genişlettiğim babaannemin yanında toprağa tohum atılırken, önce börtü böceğe, sonra konu komşuya ve en sonunda da “bize” diye niyet edilirdi. Kış gelip, kar yerküreyi kapladığında ilk önce yabani hayvanlar için kapı önlerine yem konur, daha yoksullar için kısıtlı olanaklarla elde edilmiş yiyecekler paylaşılırdı. Daha çok paylaşılır daha çok çoğalırdık. Paylaşılan yoksulluk değil, ortak yazgının değiştirilmesi çabasıydı.

Savaşı doğaya sevgimizi yitirdikçe yaygınlaştırdık. Toprak, ağaç, kuş, kedi, kaplumbağa, yılan… bilcümle bütün yaratıklara yaşama hakkı olduğu gerçeğinden bakmayıp, onlar katledilirken susan, seyirci kalan insanlık, kıyım kendisine geldiğinde suçunun büyüklüğü altında yenilmekten kurtulamadı.

Metin Turan

***

Radyo dinleyenlerimle de kitaplarını paylaşan kıymetli dost Metin Turan her yeni kitabıyla ufkumu zenginleştirir, kitaplığıma muhteşem kitaplar kazandırır. Kendisine çok teşekkür ediyorum. 25 dilde barış haykırışının yapıldığı “Su Çığlığı” adlı kitabı evimize girer girmez, hiç bekletilmeden zarfından çıkarıldı ve içindeki aydınlığı zihnimize sızdırmaya başladık. İlkin sevgili eşim bir solukta okudu. Keyif alığımız kitapları çokça konuşur, çocuklarımızın da okumasını teşvik ederiz. Ana dilim Arapça olmasına rağmen maalesef sadece konuşmasını biliyorum. Dolayısı ile barış için haykırışı Türkçe ile okudum, ancak bütün dillerde hissettim.

Uluslararası Eğitim Öğretim Genel Koordinatörü yazar dostum Metin Turan’ın 2018 yılı Seul Kış Olimpiyatları dolayısıyla düzenlenen Barış Forumu’nda yaptığı konuşma metninin de yer aldığı kitaptan çok kısa birkaç alıntıyı okurlarımızla paylaşmak istiyorum; “Kaybetmeyi bilmeyen kazanmayı bilemez. Bilmemiz gerekiyor ki insanlık değerlerimizin zehiri savaşsa, onun panzehiri de demokrasi ve estetik sanatsal zenginliğimizin besleyeceği barış olacaktır. Ölerek, öldürerek değil, severek çoğalacağız. Barış, ancak demokratik, özgürlükçü, çoğulcu bir kültürel zeminde kalıcı olabilir. Doğanın yaratıcı gücünün farkında olan, insanın erdemine inanan özgür kişilerden oluşan toplumlar barışı sağlayabilirler.”

Yazar-şair Metin Turan dostumun “Su Çığlığı” adlı kitabı Ürün Yayınları’ndan renkli baskı yapılmış olup, farklı desenlerle desteklenmiştir. Her insan bu kitabı anladığı dilde okumalıdır. Eminim ki siz de benim gibi bütün dillerde barışı hissedeceksiniz.

Nebih Nafile

***

METİN TURAN KİMDİR?

1966 yılında Kağızman’da (Kars) dünyaya geldi. Teknik eğitim, sağlık ve ekonomi öğrenimi gördü. İlk öyküsü 1981 yılında yayımlandı. 1980 li yıllarda Amatör Sanat, İmece, Yeni Şiir, Erde gibi dergilere yayın koordinatörü, temsilcilik ve yazar olarak; 1990’larda yayımlanan Sanat Hareketi, Promete, Sendika, Ürün, Anadolu Ekini, Mecaz ve Praksis dergilerine ise sahip sıfatıyla katkıda bulundu.

Almanya, Romanya, Kazakistan, Makedonya, Suriye, Bulgaristan, Moldova, Ukrayna, Azerbaycan, KKTC, Polonya, Rusya, Nahcivan, İtalya ve Türkiye’de düzenlenen çok sayıda uluslararası bilimsel ve sanatsal toplantıya katıldı. 1994 yılında uzunca süre yayın yönetmenliğini de yürüttüğü uluslararası hakemli folklor/edebiyat dergisini kurdu. 1995 yılında Folklor Araştırmaları Kurumunun Türk Folkloruna hizmet ödülüyle onurlandırıldı. Bu ödülü bugüne değin en genç yaşta kazanan halkbilimci oldu.

Kısa adı KIBATEK olan Kıbrıs, Balkanlar, Avrasya Türk Edebiyatları Kurumu Folklor Araştırmacılar Vakfı’nın başkanıdır.

2003 yılında Makedonya Cumhuriyeti, Türk Dünyası ve 2004 yılı Ruşen Hakkı şiir birincilik ödüllerini kazandı.

2005 ve 2006 yıllarında kısa sürelerle Kiev Milli Üniversitesi’nde Türk Edebiyatı ders ve konferansları; 2007-2011 arasında öğretim görevlisi olarak Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Halk Edebiyatı dersleri okuttu. Tarih Vakfı, Pertev Naili Boratav Arşivi düzenleme kurulunda görev aldı. 1997-98 yıllarında Kültür Bakanlığı Kültür-Sanat Yayın Danışma Kurulu ile Halk Kültürü Yayın Danışma Kurulunda görev aldı ve Türk Dünyası Dergisi yayın kurulu üyeliği yaptı.

***

BARIŞ ŞİİRİ YAZMAYACAĞIM

I.
Her sınır değiştirdiğimde sözcüklerim ağırlaşır:

Haritanın kanayan yerinden” olduğumu unutur da

Nereden ve niçin geliyorsun? Diye bakar buyurgan gözleriyle görevli

Susarım.

Pasaportum kan kusar öylece.

Bilirim oysa, göğümdeki beyaz güvercini öldüren kurşunu

Hangi zulümkar tüccarın cüzdanında parıldayan dolar

Hangi bataklığı büyüten banka hesabıdır, bilirim

II.

Soğuk bir ıslık sesiydi karanlıkla

Yakındoğu, Ortadoğu, Uzakdoğu…

Denizin ateş aldığı gündür

Nijeryada bakoharam, mezopatmya ovasında işid

Bilumum ölüm makinaları

İnsan ömrüm, doğa ömrüm, gök ömrüm

Ben bitersem söz de biter

Kişnemesi kesilir atların, en oynak dansını unutur çingene

İçimde çoğalır ağu.

III.

Arı; bal arısı, tedirginlikten ısırır korktuğunu

Bırakır silahını ısırdığı yerde

Utanır sonra yaptığından da ölmeyi yeğler.

İnsan soyu nasıl anlatsam

Büyüğünü daha büyüğünü yapar bombaların

Daha etkilisini silahın, merminin, zehirin ki

Güçlendikçe gömülür ölüm makinası koltuğuna

Seyrine çekilir kararan göklerimizin, üşümüş saçlarımızın.

IV.

Barış!

Büyük bir türküydü sesimde

Çekip gitti Afganlı bir kızın petrol mavisi gözleriyle

Dudağına eksik bir gülümseme sıkıştıran Filistinlinin çığlığındaydı barış

Barış! Kürt, Arap, Süryani kardeşimin bıçaklanmış bakışlarında

Bu kaçıncı çağrıdır, adını Ekvatordan, Çinden, maçinden

Kutuplara götürdüğüm kaçıncı çığlık

Sözlüklere kaldırıldı yirmi birinci yüzyılda da.

V.

Hayır!

Bir elim olacak yarasına tuz bastığım dostumun

Bir sesim olacak köpük köpük akacak denizlerde

Barış şiirleri yazmayacağım böylece.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir