HABER MERKEZİ
Altınözü (Kuseyr) Antakya yolunda hâkim bir tepe üzerinde güvenliği sağlamak üzere Antakya Prensliği döneminde yapıldığı değerlendirilen tarihi Kürşat (Koz) Kalesi tarih kokan dokusu ile bölgenin turizm potansiyeli en yüksek yerlerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Yaşanan felakette şehirde yer alan taşınmaz tarihi eserlerin bazılarında hasar meydana geldi. Bu yapılardan biri de Altınözü ilçesi sınırlarında yer alan ve tarihi konumdaki Koz Kalesi oldu. Tarihi kaleye giden yolda burçlardan ve kaleden taşların düştüğü dikkat çekti. Yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen kale tarihe ışık tutuyor.
Altınözü ilçesindeki Helenistik Dönem’de yapıldığı düşünülen kale, Sofular köyünden geçilip, 4 Km. daha giderek Koz kalesi Köyü içinden yer alıyor.
Depremden sonra hasar aldığını ileri süren bölge halkı, “Köyümüzde bulunan Koz Kalesi’nin taşları yerinden oynadı. Bazıları da yere düşmüş durumda. Zarar gördüğü belli. Ayrıca bu kale depremden önce çok sayıda ziyaretçinin geldiği ve yerli halkın da sıklıkla zaman geçirdiği bir alan. Bu nedenle de kalenin en kısa zamanda yeniden ziyaretçileri ağırlayacak duruma getirilmesini, hatta etrafında çevre düzenlemesi yapılarak günümüze kazandırılmasını talep ediyoruz” dediler.
Ayrıca vatandaşlar, afetten önce özellikle hafta sonları kaleye ziyaretçilerin geldiğine değinerek, “Daha önce kalenin restorasyonu için çalışma başlatılmıştı ama bitirilemedi. Restore edilirse çok turist gelir” diye sözlerini tamamladı.
KOZ KALESİ TARİHÇESİ
Hatay’ın tarihi yapıtları arasındaki Koz Kalesi, Altınözü ilçe merkezi sınırlarında bulunmaktadır. Kalenin Antakya Prensliği döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir. Bunun dışında tarihiyle ilgili pek bir bilgi yoktur. Kale, Bizans ve Haçlılar tarafından aktif olarak kullanılmıştır. Fakat 1268 yılında Baybars tarafından alındıktan sonra önemini tamamen yitirmiştir. Hatay tatilinizde Koz Kalesi’ni gezerek şehrin belli bir tarihine tanıklık edebilirsiniz. Sofular köyünden geçilip, 4 Km. daha giderek Kozkalesi Köyü içinden geçilerek gidilen Koz Kalesi, tarihte Kuseyr Kalesi, Kürşad Kalesi olarak anılmaktadır. Bu kale Helenistik dönemde yapılmıştır. Büyük bir bölümü harap olmakla beraber, güney tarafındaki kalıntılardan iri blok taşlarla yapıldığı, birbirlerinden 100 m uzaklıkta yarım yuvarlak 2 burcu olduğu görülmektedir.
Koz Kalesi Bizanslılar ve Haçlılar tarafından da kullanılmış, 1268 yılında da Baybars tarafından ele geçirildikten sonra önemini yitirmiştir. Emevîler dönemi ve Abbasiler döneminde de görevini yerine getirmiş olan kale, Haçlı Seferleri sırasında birçok kuşatmalara tanık olmuş. Haçlı orduları kaleyi kuşatarak bir süre himayesine almış. 1268 yılında yöreye gelen Baybars komutasındaki Memlük ordusu kaleyi kuşatarak ele geçirmiş. 1515 yılında Yavuz Sultan Selim Han zamanında Osmanlı hakimiyetine girerek günümüze kadar gelmiştir.
Yerel halkın anlattığı bir rivayete göre, Hz. Ali’nin oğlu tutsak edildiğinde, bu kaleye zincirlere bağlı olarak hapsedilmiş. Hz. Ali bir gece içerisinde bölgeye gelmiş, Kale’ye girmiş oğlunu zindandan kurtarmıştır. Daha sonra şimdiki Hanyolu Köyü yolu üzerinde bulunan Çayır Çiftliği’nde mesire alanında olan kale kumandanına hücum etmiş, darmadağın etmiştir. Daha sonra Bizans Askerlerinin peşlerine düşmesiyle Silipois (St.Pierre Kilisesinin bulunduğu bölge) dağını geçit olarak kullanarak kurtulmak istemiş fakat Demirkapı’nın olduğu bölge çok dik yamaçlara sahip olduğundan burayı aşamamıştır. Durumun vehametini anlayan Hz. Ali, Dağa hitap ederek “Eğil Ey Dağ” diye seslenmiş. Fakat dağ bir harekette bulunmamıştır. Bunu üzerine “yüzün kara olsun Ey Dağ” diye beddua etmiştir. O gün bu gündür ki, dağın o cephesi diğer yamaçlara göre dah siyahtır.
