“Öğretmen; Zihnine olduğu kadar, yüreğine de dokunmalı çocuğunun…”* Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği Hatay İl Temsilcisi Araştırmacı-Yazar M. Adil Çetin; üretken, sohbeti bereketli, güvenebileceğiniz bir dost-ağabey. Yaşamına sığdırdığı güzel kitaplarının yanı sıra editörlüğünü yaptığı onlarca kitaplara yakın bir zamanda yenisi ile buluşacağımızı bilenlerdenim. Edebiyat, sanat tohumu insanın yüreğine düşmüşse bir kez ve okumayı, araştırmayı seviyorsanız hem ruhunuzu güzelleştirirsiniz hem etrafınızdaki insanlara ışık olursunuz. İlla ki ilham olursunuz birilerine. Doğrusu, M. Adil Çetin dostumla aynı ortamda çalışmayı isterdim. Matematik branşında uzun süre öğretmenlik ve değişik kurumlarda yöneticilik yaptıktan sonra Sağlık Bakanlığı bünyesinde araştırmacı-yazar olarak çalışmalarına devam etmektedir.
“Heykeltıraş mermer için ne ise, öğretmen de çocuk için odur.”** Öğretmenlik hayatının deneyimlerini kaleme aldığı ve 2007 yılında Ufuk Ötesi yayınlarından yayımlanan “Bir Öğretmenin Notları” kitabı için birkaç söz yazmaya çalışacağım. Her öğretmenin başucunda olması gereken bir kitap. Teknoloji, sürekli olarak gelişiyor, okuyacak, öğrenecek alanlar çok oldu ancak eski öğretmen kalmadı düşüncesindeyim. Bir Öğretmenin Notları kitabında neler var, hangi başlıklar altında toplanmış? Her öğretmenin kendisine ve öğrencilerine aktaracağı önemli konular başlıklar altında okuyucu için özenle hazırlanmış, Milli Eğitim müfredatı doğrultusunda detaylıca anlatılmış.
Halkın sevgisini ve güvenini kazanan cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk öğretmenlerine vasiyetinin bir bölümünü paylaşmak istiyorum;
“Hanımlar, Beyler: Memleketimiz içinde medeni fikirlerin, modern yeniliklerin, vakit kaybetmeksizin yayılması lazımdır. Bunun için bütün ilim ve fen adamlarının bu hususta çalışmayı bir namus borcu bilmesi gerekir. Öğretmen hanımlarımız, öğretmen beylerimiz, şairlerimiz, ediplerimiz, muharrirlerimiz ara vermeden millete bu felaket günlerini ve onun hakiki sebeplerini açık ve kati olarak anlatacaklar, ders verecekler, bu kara günlerin dönmemesi için dünya yüzünde medeni ve modern bir Türkiye’nin varlığını tanımak istemeyenlere, onu tanıtmak zorunda olduğumuzu hatırlatacaklardır.
Hanımlar, Beyler! Görülüyor ki, en mühim ve feyizli vazifelerimiz Milli Eğitim işleridir. Eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretle olur. Bu zaferin sağlanması için hepimizin tek yürek ve tek fikir olarak esaslı bir program üzerinde çalışması lazımdır.
Hanımlar, Beyler! Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularımızın zaferi için yalnız zemin hazırladı. Gerçek zaferi siz kazanacak ve sürdüreceksiniz…”
Bu makaleyi neden yazdım? Birincisi, güzel eserler oluştururken sizin yanınızda olan ve zamanlarınızdan çalığınız eşiniz, çocuklarınız çok önemlidir ki, kıymetli dostum M. Adil Çetin kitabının giriş bölümünde eşi Nurten Hanımefendiye ve oğlu sevgili Alihan’a teşekkür ederek kitabı onlara ithaf etmiş. İkincisi, “Bir Öğretmenin Notları” kitabının yeni baskısı olmasının gerektiği düşüncesindeyim.
* Nebih Nafile ** Edison
