Bu sefer gerçekten kötü…

İşler nasıl gidiyor?

Sorusuna bilindik yanıt;

Kötüyüz valla, kiramızı, vergimizi ödeyemiyoruz. Böyle giderse yakında kepenk kapatırız. İki işçi vardı ikisini de gönderdim. Geçen hafta boyunca dükkâna uğrayan olmadı. Öldük, bittik…

Sloganlaşmış cümleler hayatımızda hep vardı.

Kendimi bildim bileli var.

Bakkalı, Manavı, Kaportacısı, Tamircisi, Berberi…

Hep duyardık ve duymaya devam ediyoruz.

Peki, gerçekten işler anlatıldığı kadar kötü müydü?

Yıllara sarih böyle değildi aslında.

Anlatılanların doğru olmadığını biz son bir yıldan bu yana öğrendik. Virüs salgını ile birlikte öğrendik. Bu salgınla birlikte işsizliğin, parasızlığın, iflasların gerçekte nasıl yaşandığını öğrendik te bugüne kadar anlatılanların samimiyetten uzak olduğunu bildik. Meğer bugüne kadar ‘işlerimiz kötü’ diyenler en basit tabiriyle latife yapıyor muşlardı.

Gerçek işsizlik,

Gerçek parasızlık,

Gerçekten kötü koşulları bugünlerde görünce önceye dayanan ve doğruyu yansıtmayan ifadelerden ötürü aslında herkesin bir özür borcu var.

*

Ve elbette sosyal devletin önemini öğrenmiş olduk bu süreçte.

Ama gerçekten sosyal devletin…

Sosyal devlet ne demek ve ne demek değil diye merak edenler, başlarını Türkiye’yi kıskanmaktan gebermek üzere olan AB ülkelerine çevirsinler. Ardından Türkiye’ye göz uçlarıyla baksınlar yeterli. Sosyal devlet nedir ve sosyal devlet ne değildir hemen fikir sahibi olurlar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir