Karanlıkları yırtmak

Ne kadar çok savurgan bir topluma döndük…. Çok basit sebeplerle ne kadar çok insan harcıyoruz. Sevgiler, ne kadar kolay nefrete dönüşüyor…
Anlamak yerine, haksız olduğumuz halde sırf o egolarımızın yemi olup inatlaşmaya devam ediyoruz.
Kalp kırmaya, kin kusmaya, iftira atmaya devam ediyoruz. Korkunç bir bataklığın içindeyiz ve biz halen ölü uykusundan uyanamadık. Ömür geçerken ölüm kimseyi beklemez… Çok geç olmadan sevmeyi, anlamayı ve paylaşmayı denememiz gerekiyor. En azından bu konuda kendimize bir şans vermek varken, ne yapıyoruz? Sevmek yerine, nefret etmeyi seçiyoruz. İnsanların canını yakarken zevk alıyoruz. Sahtekarlığın ve ikiyüzlülüğün arttığı bir dönemde, öz eleştiri vermekten korkuyoruz.
Kendimize ayna tutmaktan korkuyoruz. Ayıplarımızın yüzümüzde patlamasından çekiniyoruz. Hatalarımızın yüzümüze karşı söylenmesini hazmedemiyoruz.
Gerçeklerden korkuyoruz! Kimi zaman da mükemmel olduğumuzu zannedip, bizim dışımızdaki herkesin kötü ve haksız olduğunu düşünüyoruz.
Ruhumuzu karanlığa gömen hep bu kontrolsüz egolarımız…
Burnumuz Kaf dağında farkında değiliz. Hiç kimseyi ve hiçbir şeyi beğenmiyoruz…
Emeğe saygımız yok. Hayatın her alanında emek harcanarak ortaya konulan üretimler yanlış, biz doğruyuz.
Sırf hazmedemiyoruz diye başarıyı alkışlamak yerine gayri ciddiyetsiz bir tavırla burun kıvırıyoruz.
Hazımsızlık diz boyu…. O yanlış… O bilmez… Ben bilirim, ben doğruyum, ben haklıyım…
İşte o benler var ya onulmaz yerimizde tümöre döndü de biz kötü olmaktan vazgeçmedik.
Dünyada ve ülkemizde olanlara gözlerimizi kapatıp, başımıza illa kişisel bir felaket gelmeden parmağımızı kıpırdatmıyoruz. Oysa ruhsuz bedenler coğrafyasında yaşananlar ne insanlığa, ne ahlaka, ne demokrasiye, ne hakka – hukuka sığmaz….
Artık gözlerinizi açın diyorum.
Bir zahmet aynaya bakın artık….
Bunca karanlık ve bataklığın içinde belki bir umut ışığı yansıyabilir yüreğinize…
Onurunuzu yaşantınızdan üstün tutarak ahlaktan yana bir tavırla dik durun…
Yüreğinizi beyninizle, beyninizi de yüreğinizle kırbaçlayarak harekete geçin diyorum.
Kendi gerçekliğinizle yüzleşin.
Cesur bir adım atın!…
Hem içinizdeki, hem de dışınızdaki tüm karanlıklar yırtın artık….
Kendinize ayna tutun….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.