Kısırdöngüler

Hayatımızın kalitesini düşüren önemli bir etken de aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklememizdir. Bir süre sonra beyin aşina olduğu şeyleri tekrar ettiği için, bu davranış biçimimize dönüşmeye başlar.

Birçok psikolojik rahatsızlığın temelinde işte bu işlevsel olmayan kısırdöngüler vardır.

Depresyon çağımızın en popülasyonu yüksek rahatsızlıklarından biri. Kimi ilaçla çözüyor, kimi konuşarak, kiminde kemikleşmiş bu yapı.. Depresyondan kurtulmak mümkün aslında. Ama beyin artık alışmış bir kere. Depresif birey önce isteksiz hisseder, yorgundur, enerjisi yoktur. Bu nedenle sorumluluklarını yerine getirmez, aktiviteleri reddeder, arkadaşlarına müsait olmadığını söyler. Böylece suçlu, ümitsiz,başarısız, yetersiz hisseder. Bu yaygın bir döngüdür.

Panik atakta da bir kısırdöngü söz konusudur ; nefes darlığı, çarpıntı, terleme, titreme olur vücutta. Bunun üzerine öleceğim, kalp krizi geçiriyorum, deliriyorum, bayılacağım der beyin. Akabinde korku ve anksiyete olur.

Obsesif kompulsif bozukluk da böyle bir döngüye sahip. Tekrar eden rahatsız edici düşünceler sürekli gelir. Sonra sıkıntı, korku, endişe gelir. Bundan kurtulmak için beyin ritüellerini uygular (defalarca el yıkama, çokça dua etme gibi) anlık bir rahatlama olur ama yinelenir sıkıntı..

İşte böyledir beynimizin bize oyunları..

İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni bir şeyler atmazsanız kendi kendini öğütür durur. İbn-i Haldun

Başımı avuçlarıma alıp sıksam ne olur? Çıkarabilir miyim beynimdeki o kara suyu? Bir çiçek tarlasına dönüştürebilir miyim? Ahmet Erhan

Korkunun girdiği beyin zararlı hale gelir. Eyyüp Sabri Osmanoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir