KÜLTÜR ÜZERİNE (Seyfullah Kayman’ın Eğitim Dünyası)

Kültür, toplumların kendilerine özgü olan ve gelecek nesillere aktardıkları maddi veya manevi her şey.

İnsana ilişkin bir kavram olarak kültür, tarih içerisinde yaratılan bir anlam ve önem sistemidir. Bir grup insanın bireysel ve toplu yaşamlarını anlamada, düzenlemede ve yapılandırmada kullandıkları inançlar ve adetler sistemidir.

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ise, kültür (ekin, eski dilde hars) kavramının tanımı şu şekildedir:

Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü.

Sosyolojik olarak, kültür bizi saran, insanlardan öğrendiğimiz toplumsal mirastır. Kültürün oluşmasında iki süreç vardır; birinci süreçte insan pasif ve alıcı konumdadır. Belli bir coğrafi çevrede yaşıyor, beslenme ve barınma ihtiyaçlarını orada gideriyordur. Doğayla kurulan bu öncül ilişki, yani ihtiyaçları doğrultusunda edindiği bilgi, dili, davranışları ve maddi üretim ve tüketim aletleri kültürün yaratılmasında birinci aşama olarak karşımıza çıkar. İkinci aşamada ise insan alıcı konumdan çıkar ve üretmeye başlar; yani yaşadığı çevreye etkin ve aktif bir güç olarak katılır. Giderek her nesil miras aldığı kültüre maddi ve manevi bir katkı yapar ve onu kendinden sonrakilere miras bırakır.

Kültürü oluşturan unsurlar arasında dil, din, değerler, inanç, toplumsal kurallar, gelenekler, adetler, semboller sayılmaktadır. Her toplumda bunlar farklı olduğu için dünyada farklı farklı kültürler vardır. Örneğin, Arap toplumunda gösterişe düşkünlük vardır, Japon kültüründe yoktur. Afrika’daki yaşayış kültürü Avrupa’dakinden bambaşkadır.

Bireyler için ise yargılama, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenme ve tecrübeler yoluyla geliştirilmiş olan biçimine o kişinin kültürü denir. Bireyin edindiği bilgileri anlatmak için de kültür sözcüğü kullanılır.

2

KÜLTÜR ÇEŞİTLERİ

Kültürel süreçler, kültür gibi sosyal antropolojinin kavramsal araç ve gereçlerdir. Kültürel süreçler oluşum biçimlerine göre beş tanedir.

Kültürlenme:

Kültürlenme (enculturation), ya da edilgen biçimiyle kültürlenme, bireylerin içinde yaşadıkları kültürün gerekliliklerini öğrendikleri, davranış normları ve değer yargılarını edindikleri süreçtir. Bu süreçte bireyi biçimlendiren, sınırlandıran ya da yönlendiren etkiler ebeveynler, diğer yetişkinler ve yaşıtlardan oluşur. Kültürleme başarılı olursa dilde, değer yargılarında ve mantıksal ritüellerinde yeterlikle sonuçlanır.

Kültürleşme:

İki ya da daha fazla kültürün etkileşimleri sonucu benzeşme yönünde değişmeye uğramalarıdır. Kültürel süreçlere örnekler şöyle sıralanabilir:

Suşi’nin Avrupa’da popüler olması. Birinin yeni bir dil öğrenmesi. Birinin bir yere göç ettikten sonra aksanının değişmesi

Alt Kültür:

Bir toplumda azınlıkta olan grupların değer, tutum, inanç ve yaşam tarzına işaret etmek için kullanılır. Alt kültür üyeleri toplumdaki ortak kültürü önemli ölçüde paylaşmasına rağmen gündelik yaşam içinde farklı inanç, pratik ve tarzları kabul ederler.

Kültürel yayılma:

Bir kültürde ortaya çıkan maddi veya manevi kültür öğesinin dünyadaki başka kültürlere yayılmasıdır.

Kültür şoku:

Kendi kültür ortamından başka bir kültür ortamına katılan bireylerin yaşadıkları bunalım ve uyumsuzluk durumudur.

Kültürel asimilasyon:

Kültürel asimilasyon, ikincil grubun, anadilini ve kültürünü dominant kültür grubunun baskısıyla yitirmesi sürecidir. Örnek olarak; İşgalci a toplumunun, işgal edilen b toplumunun kültürel ritüellerini yaşamalarını engellemesi ve bunun yerine onlara a toplumunun kültürel ritüellerini uygulatması b toplumunun asimile olmasına neden olur.

Halk Kültürü:

Geniş halk kesimlerinin gündelik kültürünü ifade ediyor. Halkın birlikte ürettiği kültür bu, Ve bir kuşaktan ötekine sözlü olarak aktarılan kültür. Halkın yaşamını ve deneyimlerini doğrudan yansıtan türküler halk kültürünün örnekleridir.

Popüler Kültür:

Geniş halk kesimlerinin tüketimi için üretilen ve yaygın olarak tüketilen bir kültürdür. Gelip geçicidir. Yüksek kültüre karşıt ve daha aşağıda bir kavram olarak kullanılır. Popüler kültür insanı uyutur, gelişimini durdurur, insani özelliklerini, becerilerini, yeteneklerini, hayatının anlamını unutturur.

Kitle Kültürü:

Kitle kültürü yukarıdan dayatılan bir kültürdür. Daha çok kar elde etmek amacıyla birilerinin üretip topluma sunduğu toplumun tüm kesimlerince tüketilen kültür ürünlerini ifade eder.

3

KÜLTÜR ÜZERİNE AFORİZMALAR

İnsanların çalışarak öğrendiği birtakım sanatlar vardır; bunların kökü görgüdür, görgüye dayanarak yaşayanın hayatı bu bakımdan sanata uygun olur, oysa görgüye uğraşmaya dayanmadı mı yaşayışın ne yön alacağı belli olmaz.

Sokrates

Ham adam, önünde olup bitenlere bakmakla yetinir, kültürlü adam hissetmek ister, düşünceye dalmaksa yalnız çok iyi yetişmiş adama zevk verir.

Wolfgang Van Goethe

Bilmezliğin tarlasına bir küçük kültür fidanı diktim. Fakir Baykurt

Kültür zeminle orantılıdır. O zemin milletin seciyesidir. Atatürk

Kendi küItürü iIe iIgisi oImayan insan, üIkesinin yabancısıdır. Ludwig Tieck

En küItürIü kişi, kendini en çok sayıda insanın yerine koyabilen…

4

BİR KÜLTÜR PORTRESİ: PİRAHALAR

Amazon kabilelerinden biri olan Piraha Kabilesi dünyanın en ilginç kabilesi olma özelliğini taşıyor. Modern hayattan uzak yaşayan bu ilginç topluluğun kendilerine ait bir dilleri bile yok. Birbirleriyle farklı şekillerde anlaşan bu abile sizi çok şaşırtacak. İşte Piraha Kabilesi…

Pirahã Kabilesi’nin yerleşim yeri Brezilya’daki Porto Velho şehrine 400 km uzaklıkta. Yani oraya gitmek isterseniz 4 günlük bir tekne seyahati yapmanız gerekiyor. Piraha kabilesi zaman içerisinde çok büyük zorluklara göğüs germiş, ama kendi kültürlerinden asla kopmamış bir kabile. Pirahalar modern dünyanın getirdiği kolaylıklara gerek duymayarak, elindekiyle yetinmeyi bir yaşayış haline getirmiş.

Piraha insanları yalnızca zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak kadar çalışıyorlar, avladıkları hayvanlar dışında hiçbir hayvana zarar vermiyorlar. Topladıkları yiyecekler eşit olarak paylaştırılıyor ve geri kalan zamanlarında eğlenmek ve sohbet etmek istiyorlar. Piraha kabilesinde herkes eşit kimse birbirine üstünlük kurmuyor. Yani aralarında hiçbir hiyerarşi yok.

Bu kabilenin en şaşırtıcı özelliği ise; dilleri. Dillerinin bir alfabesi yok, rakamları yok. Dolayısıyla ortada yazıya dökülebilen bir dil yok. Sesler çıkarıyorlar, ıslıklar çalıyorlar, zaman zaman hayvanları ve doğadaki diğer sesleri taklit ediyorlar. Bu konuda o kadar ustalar ki, maymunları uzaklaştırıp kartalları bile çağırabiliyorlar. Piraha dilinde geçmiş ya da gelecek zaman kavramları yok: Yarın yok. Dün yok. Ay, yıl, hafta yok; onlar için ya “şimdi” var, ya da “şimdi değil” var!

KÜLTÜR ÜZERİNE TAVSİYE KİTAP

Kültür Üzerine -Emre Kongar-

Türkiye’nin gündemindeki sıcak tartışma konularına yeni açılımlar, açık ve net, yeni çözümler getiriyor. Atatürk’ün “milli kültür anlayışı” ne idi? Ziya Gökalp nerelerde yanılmıştır? Türkiye’de Batı Kültürü’nün etkisi nedir? İslam Kültürü’nü yok saymak olanaklı mıdır? Devrimci kültür nedir? Türkiye’de Marksist kültür niçin “uzlaşmacı” olmak zorundadır?…Emre Kongar, bu sorunları ve bunlar gibi daha pek çok sorunu engin bir deneyim, derin bir insan sevgisi ve büyük bir hoşgörü ile irdeliyor. Bu çalışmada, ders kitapları sorunundan festivallere, Brecht’ten sanat ve edebiyat dergilerine kadar pek çok somut sanat ve edebiyat konusu, insanı düşündüren ve yeni ufuklar açan görüşlerle inceleniyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube