KİTAP OKUMANIN YARARI
İyi bir okuma okuyanı ruhen besleyerek sağlıklı olmasını sağlar. Kitapla hemhal olmanın faydası daha az stresli olmaktır. Hayatımızı daha anlamlı kılar. Ancak kitabı analitik okumak şartıyla.
ETKİLİ OKUMA
Günümüzde çok sayıda yayın yapılmaktadır. Yayımlanan gazete, dergi ve kitap sayısı oldukça fazladır. Ayrıca internet ortamında, sosyal medyada yayımlanan bilgilerin doğruluğu tartışmalıdır. Sağlıklı ve güvenilir bilginin elde edilmesi için analitik okumanın yapılması gerekir. Okumanın bir plan dahilinde ve bir amaca yönelik yapılması icap eder. Bir defa okumada dikkatli bir şekilde yapılması, ön yargıdan uzak, objektif olması ve süreklilik arz etmesi gerekir. Okuduğunu anlamayan, sorgulayamayan, soru işaretlerine cevap bulamayan bir okuyucu etkili bir okuma yapamaz.
ELEŞTİREL OKUMA
Okunan metin üzerinde düşünerek, sorgulayarak, kafada oluşan soru işaretlerine cevaplar arayarak, analiz ederek konunun daha iyi anlaşılması sağlanmalıdır. Metni yorumlama yapmaktır. Eleştirel okumada peşin hüküm olmaz.
“EleÅŸtirel okuma, bireylerin okuduklarını, okuma yoluyla öğrendiklerini kendi bilgi ve birikim süzgeçlerinden geçirerek daha iyiyi, daha güzeli, daha doÄŸruyu bulma çabaları; okuduklarından elde ettikleriyle daha iyi, daha güzel, daha doÄŸru zihin ürünleri ortaya koyma faaliyetleridir. EleÅŸtirmediÄŸimiz düşüncelerden, olaylardan ve olgulardan yenilikleri yakalamak imkânsızdır.
Atatürk’ün eleÅŸtirel ve etkili okuma yöntemi konusunda okuduÄŸu kitapların ilgili bölümlerinin altını çizdiÄŸi ve not aldığı görülmektedir.” (Prof. Dr. İbrahim OrtaÅŸ)
OKUMA NASIL YAPILMALIDIR
Okuma yaparken önemli satırların altını çizme, sayfa kenarlarına notlar düşme, başka bir kâğıda not alma şeklinde yapılırsa faydalı olur. Kalıcılığı olur ve unutulmaz.
Bir metni okunurken önemli görülen satırların altı çizilmeli, sayfanın kenar kısmına not düşülmelidir. Birileriyle konuyu tartışarak daha iyi anlaşılması ve bilginin kalıcılığı sağlanmış olur. Böyle okuma eleştirel okumadır. Bazı kitapların son sayfaları boş bırakılmıştır okuyucunun notlar alabilmesi için. Bu sayfalara okuduklarımızdan anladıklarımızı ve çıkaracağımız sonuçları kendi ifademizle yazmalıyız. Böylece okuduklarımız ve anladıklarımız akılda daha iyi kalır. Daha sonra kitabı okuma ihtiyacı hissettiğimizde bu altı çizili satırlar okumamızı kolaylaştırır. Aldığımız notları belli konu başlıkları altında, kaynak (kitap adı, yazar, sayfa vb.) bilgileri ile birlikte, bir düzen içinde yazarsak zaman zaman başvurabileceğimiz bir veri oluşturmuş oluruz. Bu yaptığımız not almaları bilgisayar ortamında yaparsak işimize daha çok yarar. Böylece çok faydalı bir kaynak oluşturmuş oluruz. İhtiyaç olduğunda okuyarak hafızamızı tazeleme imkânı verir.
Üç tip okuyucudan bahsetmek mümkün.
Rastgele okuyanlar; bunlar ne bulursa okurlar.
Zevkli zaman geçirmek için okuyanlar; okuduklarıyla ilgili fazla düşünmezler, yorum yapmazlar.
Belli bir amaca yönelik okuyanlar; bunlar da iş gereği okuma yapan kişiler, belirli konularda araştırma yapan okuyucudur. Bu gruba giren okuyucular not tutarlar.
Okunacak kitap hakkında bilgi edinmek için önce kitabın önsözü, arka kapak yazısı okunmalıdır, içindekiler kısmı incelenmelidir. Eğer kitap emanet değilse önemli görülen satırların altı çizilerek okunmalıdır. Sayfaların kenar boşluklarına notlar düşülmelidir. Gerekirse kağıtlara notlar alınmalıdır.
Okuma kişiden kişiye değişir. İyi bir okuma yapabilmek için öncelikle iyi bir mekân seçerek konuya odaklanmak gerekir. Bunun için de sessiz, sakin bir ortam olmalıdır.
Okuduklarımız üzerinde düşünmek, muhakeme yapmak suretiyle hafızamızda kalmaları sağlanmış olur. Hafızamızdakini ne kadar çok anlatırsak, onu hayatımızın bir parçası haline getirmiş oluruz. Ve sindirerek bilginin kalıcılığı gerçekleşir. Çok okumak yetmez, okuduklarımızı daha sonra hayatımıza uyarlıyorsak o okuduklarımızdan etkilenmişiz demektir. Aksi takdirde etkili okuma yapmamışız demektir.
*
Felsefe gibi derinlikli konularda farklı görüşler olabilir. Net bir doğrudan bahsetmek zor olur. Bundan dolayı okuduğumuz bir düşünce insanının fikirlerinin tamamını doğru olarak görmek ve kabullenmek yanıltıcı olabilir. Onun için her konuda net bir doğru varmış gibi düşünmek doğru bir yaklaşım değildir. Değişik görüşlerin de olabileceğini görmemiz gerekir. Böyle konularda derinlemesine ve çaprazlamasına okuyarak ne kadar çok bilgiye sahip olursak o kadar sağlıklı ve isabetli bir görüş beyan edebiliriz.
*
Okunan kitabın kısa sürede unutulmaması, akılda kalabilmesi için, uygun mekân ve ortamın seçilmesi, böylece düşünmeyi, muhakeme etmeyi engelleyecek faktörlerin olmaması gerekir.
Bir kitabın ağır geldiği düşünülüyorsa onu bekleterek, diğer kitaplar okunmalı ve zamanla okunan diğer kitaplar bekletilen kitabın seviyesine yükseltecektir. Zira bazen bir kitabı anlayabilmek için öncesinde onlarca kitap okumuş olman gerekiyor.
“Bazı kitapların tadına bakılmalıdır, diÄŸerleri yutulmalıdır ve çok azı da çiÄŸnenip hazmedilmelidir.” Francis Bacon
Kitapçıya gittiğimizde kitapların arka kapak yazısını, önsözünü, içindekiler kısmını okumamız gerekir.
Kitap hakkında yeterli bilgiye ulaşmamız lazım. İlgimizi çekiyorsa kitabı alıp okumalıyız.
Kitap yıpratılmadan, çok fazla açmadan okunmalıdır.
Kitap okumak için uygun bir yer ve zaman ayarlanabilir. Okuduğumuz kitabın mahiyetine göre bu zaman ve mekân değişebilir. Bir roman, bir hikâye kitabı her yerde ve her zaman okunabilir. Ama bir araştırma kitabı her yerde okunmaz. Sessiz ve sakin bir ortam olmalıdır. Kafamızı meşgul edecek durumlardan uzak olmalıyız. Çünkü not almak gerekebilir, bunun için de kâğıt ve kalem gerekir. Düşünmek, muhakeme etmek icap eder.
Her gün kendimize kitap okumak için zaman ayırmalıyız.
Kimi zaman kitabı sesli bir şekilde okursak daha anlaşılır olur.
Bir veya birkaç arkadaşla okuduğumuz kitabı tartışabiliriz.
Ben her ortamda kitap okuyabiliyorum. Ama herkes için geçerli bir şey değildir.
Öğrenmek için ilgi duyacağız. Merak edeceğiz. Kafamızda soru işaretleri olacak. Soru işaretlerine cevaplar arayacağız.
1970’lerde bir dergide okuduÄŸum bir yazıda altını çizdiÄŸim bir cümle şöyleydi: “Günde en az bir gazete, haftada bir dergi, ayda bir kitap okumayan insan kültürlü insan deÄŸildir.” Bu ifadeyi yıllardır aklımdan hiç çıkarmadım ve okuma hususunda beni teÅŸvik eden faktör oldu.
Okuyalım, altını çizerek, düşünerek, muhakeme ederek, notlar çıkartarak okuyalım.
KİTAP ZAMANINDA OKUNMALIDIR
Her yaşa, fikri ve kültürel seviyeye uygun kitaplar okunmalıdır. Zamanından önce okunan kitaplardan yeterince faydalanamayız. Çünkü kitabın içindekileri anlayacak kelime, kavram derinliğine sahip değiliz. Yine zamanından sonra okuyacağımız kitaplar da bizi gereğince etkilemez.
Zamanında okunan kitaplar insanı çok etkiler. İlk gençlik yıllarımda Prof. Dr. Ali Fuad BaÅŸgil’in “Gençlerle BaÅŸbaÅŸa” adlı kitabını okumuÅŸtum. Kitapla ilgili aklımda çok fazla bir ÅŸey kalmamıştı. Aradan yirmi yıl geçmiÅŸti, gençler yönelik hazırlayacağım bir yazı için bu kitabı tekrar okuma ihtiyacını hissetmiÅŸtim. Kitabı tekrar okuduÄŸumda bir de baktım ki o kitaptan çok etkilenmiÅŸim. Kitapta yazılanların ekseriyetini hayatımda uyguladığımı gördüm…
Ben, bir kitabı zaman içerisinde birkaç defa okuduğumu söyleyebilirim. Bu kitaplar fikri derinliği olan kitaplardır. Kelimelerinde, cümlelerinde derin manalar saklıdır. Her okumamda yeni şeyler öğrenmişimdir.
ZAMAN BULMAK
Evimin Kırıkhan’da, görevimin ise Antakya’da olduÄŸu yıllarda ki dokuz sene her gün Kırıkhan’dan Antakya’ya gidiÅŸ geliÅŸ yaptım. Bu gidiÅŸ geliÅŸlerin çok büyük bir kısmını dolmuÅŸla yaptım. Yıllarca dolmuÅŸla yaptığım bu yolculukta kitap okudum. İşte en ölü bir zamanı kitap okuyarak geçirdim. İstedikten sonra okumaya zaman bulabiliriz.
(DEVAM EDECEK)
