Yaz mevsiminin sona ermesi demek baharın ardından kışın gelmesi demek. Yeni umutlar yeni başlangıçlar demek.
Kimi yeni bir sayfa için yaz mevsimini bekler kimisi ise kış veya bahar…
Kişiden kişiye bu durum değişir…
Fakat bir gerçek var ki yeni bir mevsim her zaman insanları motive eder.
En azından ben öyleyim. Yenilikler beni yeni başlangıçlara itekler, hatta geçmişi silmeme yardım etmiştir.
İşte ayların en güzeli Eylül ayına girdik, günler bir maraton koşusundaymışçasına geçiyor. Hızlı ilerliyor günler hem de çok hızlı. Günler geçtikçe kış tekrar yaz ve tekrar eylül. Hepsi çorap söküğü gibi geçip gidiyor.
Yağmurlar başlayacak, hüzün çökecek…
Eylül ayı hüzün ayı olarak adlandırılır ya insanlar arasında.
Fakat bana hiç öyle değil. Sizi bilmem ama ben eylül ayını ve kış mevsimini çok severim.
Dökülen yapraklar, yağan yağmur terapi gibi adeta.
Huzur veriyor sonbaharın gelişi.
Ne şiirler, şarkılar, ne yazılar yazılacak bu mevsimde.
Herkes yaz tatilinden çıkacak ve baharın ardından kışın güzellikleriyle karşılaşacak.
Ben yaz ve kışı şöyle tanımlarım;
Hayatın gerçekleri sonbahar ve kış mevsimidir. İnsanın canını yakar, üşütür, hüzne boğar. Çünkü gerçektir hayaller kurulmaz.
Yaz mevsimi ise hayallerimizdir.
Yazın bir ay bile olsa gittiğin tatilde hayalini kurduğun hayatı yaşarsın, gerçeklerden uzaklaşır, kafanı tatile odaklarsın. Eğlence merkezli olursun. Hep rüyada gibi geçer o günler.
Bu yüzden kimse kışı sevmez, çünkü gerçekler insanı acıtır. Oysa en doğru olan odur…
