Gurbete mahkum edilenler umut, ekmek ve çocuklarının rızkını çıkarmak adına çok acılar çekti…
Avrupa’ya çıkana kadar sahip olduÄŸu kültür ile Avrupa’da yaÅŸamaya baÅŸladıktan sonra edindiÄŸi kültürün çatışması altında sıkışan gurbetçilerin yaÅŸayışları hep zor olmuÅŸtur.
Ekmeğini ve zamanını paylaşanlar kimi zaman suistimale de uğramıştır.
YüreÄŸini ortaya koyup çocukları için canlarını hiçe sayanlar da oldu, gün yüzü görenler de.. Almanya özelinde Avrupa ya da tüm gurbetlikler çeliÅŸkilerle doludur. İçinde olanlar – yaÅŸayanlar bilir. Bilmeyenler de dışarıdan kendi taşıdığı niyete, bilgi ve görgüsüne göre yorumlar.
Bazıları, kalplerin ne kadar kırıldığını bilmeden, her ÅŸeyin çok kolay kazanıldığını zanneder. “Avrupa’da çuvalla para kazandı” diyerek kazanılan her kuruÅŸun emeÄŸini, ödenilen bedelleri, giden ömrü – gençlik yılları, özlem ve hayalleri unutulur… Empati kurulmadan yaftalanır.
Elbette para kazanacak gurbetçi, kazanmalı ve hakkıdır.
Ayrıca gurbette olsun olmasın herkes emeğinin hakkını almalıdır zaten. Bu gerçek üzerine çok şey söylenebilir. Ancak konumuz gurbettekiler olduğu için gurbette olmanın sebepleri başka türlü açıklanamaz.
Kazanmanın karşılığı ise alıştığı ortamdan – sevdiÄŸi insanlardan uzak kalmaktır. Bu sebeple gurbetçi elbette kazanacak!
Ancaaaak yaşanılan tüm acılara rağmen, çok para kazandıktan sonra, geldiği yeri unutanlar, vicdanını kaybederler, merhametsiz davrananlar ve paranın verdiği sahte güç ile karşısındaki çaresiz insanları hor gören, ezmeye çalışan yaratıkları da unutmamak gerekir. Geçmişte yaşadıkları yoklukların sorumluluğunu paralı olduktan sonra masum insanlara yükleyerek duygularını tatmin ederler alçaktır.
Ben Avrupa’da birçok ülkeyi gezdim. Çok iyi insanlar da tanıdım. CiÄŸeri beÅŸ para etmez yaratıklara da rastladım. Evet hakkıyla, emeÄŸiyle, diÅŸiyle – tırnağıyla kazanan insanlara sonuna kadar saygı duyuyorum. Ama paranın kazandığı insanları – vicdansız, nankör, merhametsiz kiÅŸileri sevmiyorum. Mesela sözde mülteci olarak gidip orada uyuÅŸturucu iÅŸine bulaÅŸan ve uyuÅŸturucunun kirli parasını kendi memleketinde aklamaya çalışanlar en çirkef yaratıklardır. Bir de Avrupa’da yaÅŸarken Türkiye’den kendi hemÅŸerisi ile evlenip – mutlu yuva kurmak isteyen insanların belli bir süre geçtikten sonra birbirlerini aldatması, ÅŸiddet uygulaması ve her türden kötülüğü, sinsiliÄŸi tezgahlayarak, eÅŸinin kalbini paramparça etmesi unutulmamalıdır. Avrupa’da yaÅŸayan gurbet kuÅŸlarının en büyük handikaplarından birisidir bu durum…
Memleketinden hemÅŸerisi ile evlenme düşüncesini taşırken, eÅŸ adayını iyi seçememesi ve yeterince tanımadan evlenmesidir. Kötü alışkanlıklara sahip olduÄŸu halde Avrupa’ya çıkacak diye kirli özünü gizleyenler, evlendikten sonra bambaÅŸka bir ÅŸekle de girebilmektedir. Bu tür durumların sonucu parçalanmaktır. En çok yürekleri tahrip eden konu ise bu tür durumlarda çocukların yaÅŸadıkları travmalardır. Bu en kötüsüdür.
Gurbet kuşlarının davranış şekilleri aslında çatışan kültürlerin arasında sıkışmaktan ibarettir. Kendilerini tam anlamıyla ifade etmeleri de anlaşılmaları da zordur.
