Peki nedir bu yapay zekâ?
Bilindiği üzere insanı taklit eden sistem ve makineleşmedir. Örneğin bilgisayar oyunlarında bize eşlik eden oyuncular ya da kendi kendine gidebilen arabalar gibi. Kısaca insan eli değmeden sadece insanın yapabildiği bütün işlemleri yapabilen bir ağ.
Peki bizler bu yapay zekadan korkmalı mıyız? Yoksa yapay zekanın bu denli gelişmesine sevinmeli miyiz?
İşte film tam olarak burada kopuyor. Sorunun yanıtını bir türlü bulunamıyor.
Bakıldığı zaman hayatı kolaylaştıran ve insan bünyesinde olmayacak şeyleri kendi bünyesinde barındıran özeliklere sahip. Örneğin bir insan 24 saat çalışamazken yapay zekâ 24 saat çalışabiliyor.
Biz yapay zekayı ise hayatımızın tümünde kullanıyoruz;
Hayatımızın bir parçası olduğu için bir dakika yanımızdan ayırmıyoruz. Telefonda kullandığımız konum, telefonlardaki yüz algılama ve tanıma, Arama ve Tavsiye Algoritmaları yani istediğiniz şeyleri filmleri veya bir ürünü, şarkıyı sizin için süzgeçten geçirir ve hızlı ulaşmanızı sağlar. Chatbotlar, Dijital asistanlar, sosyal medya ve E-Ödemeler yapay zekayı kullandığımız alanlardır. Kısacası hayatımızın her alanında yapay zekayı dahil ediyoruz.
Bakıldığı zaman hayatımızı kolaylaştıran bu uygulama aslında insan varlığını tehdit ediyor. Çünkü insanlar bunca özeliği tek başına taşıma özeliğine sahip değil.
Yapay zekada sıfır hata vardır. İnsanın doğasında ise hata yapmak.
İnsanın kendine zaman ayırması gerekir ve bizi insan yapan duyguları bünyesinde barındırmak.
Yaşamadan kimse yapay zekanın insanlar için iyi bir şey olup olmadığını öğrenemez. Bizler insanız ve yapacaklarımız sınırlıdır…
Bazen hayatı akışına bırakmak gerekir ve teknolojiyi bu denli keşfetmemek.
