Gökyüzünün gözleri buğulandı yeni tomurcuklanmış badem ağacının gülüşünde. Yağmur, sağanak halinde dökülerek kendi doğasını güçlü fırtınaya dönüştürdü. Pencerede izlediğim görsellik geniş zamanın anılarına dokunarak uyandırıp, düşsel akıntıya çevirdi . Görüntü ve duygu geçişlerini bazen canlı, bazen de soluk yaşam biçimlerine dönüştürüyordu. Yağmurlu havalarda insanın içine tüm zamanların anıları şimşek gibi çakıp ;keder, özlem ,koku, renk olarak an’a dökülüyordu.
Saçlarımızda yosun kokusu ,sessizliğin rengi,aşkın ince sesi; herkesin sessizce gitmesi yağmurun getirdiği inceliklerdi.Bize böyle bakmanın ince felsefesini o kadim bilgeler öğretmişti. Belki de ‘’ nasıl yaşamalı? ‘’ sorusuna verilecek en güçlü cevap ;anı kavrama, yeniden anlamlandırma çabasıydı. Öyle ki; en hayati dersleri ve cesareti içinde duyarak, kendini kolayca umutsuzluğa kaptırmayan o bilge hayatlardan öğrendiklerimiz ve biriktirdiklerimiz fırtınalı günlerde ifadeye kavuşuyordu. Dört kapı, kırık makamın hakikat yolcuları öyle havalarda cem tutmuşlardı. Yaşamı büyük olaya dönüştürmek ,anlamlı bir yol yaratmak insanın elindedir, bu hakikat aynı zamanda büyük itiraz dilidir. Belki de, ilk anlama oluşma hali o fırtınalı günlerde güçlü duygularla içimizde ifadeye kavuştu.Sözcüklerimiz hiç bir zaman ötekiyle aramızda kalın duvarlar oluşturmadı.İnsana öyle inandık ki;eşiklerimize inanç,koku,renk ve umut olarak döküldüler.Sağlam bir duruşa ,dile ,yetkinleşmeye o dönemler başlangıç oldu.
Baharın ilk nefes alışları ağaçların dallarında oluşmaya başladı. Yerinde bulamadıkları yuvalarını yeniden kuracak kuşlar, uzakların öykülerini taşıyacaklar ;sabahlarımıza ses ,gökyüzüne kanat olacaklar. Yorgun kış masallarını akıntıya bırakıp, baharın ılık nefesini içimizde hissederek, düşlerimiz de yarattığımız geleceğe doğru yola çıkacağız. Hakikati savunanların dilinde de insanlığın güçlü barış türküsü, toplumsallığı yaratma gerçekliği böyle boy verecek. Oysa hayatımızı çürütmek isteyenler ,yalnızlıkla örmek isteyenler,içimize nefretlerini ekmek isteyenler bu yağmurlarda çürüyüp gidecekler.
Yağmur yağıyor, bir damla, bir damla daha, akıp gidiyor her şey ve hayatlar !..Kapıyı aralayıp, keyifli, büyük umutların ulakları olarak yürüyeceğiz. Böyle öğrendik o esmer çocuklardan; melez masalları demleyeceğiz .Nerede kalmıştık? Diyerek yeniden başlangıçlar yaratacağız; bu da bizim güçlü itirazımız olacak. Üzülmeyeceğiz ,sızlanmıyacağız,sistem etmeyeceğiz; kaldığımız yerden devam edeceğiz .
Pencerede beklerken uzak zamanlardan gelip güç veren o güzel insanlarla daha güzel olacak her şey.. Nerede kalmıştık? Haydi gidelim yeni başlangıçlara.
Yüreğimizin topraklarına kimse umutsuzluğu ekemeyecek.Yağmurlarda aşk var ve kalbimiz tam ortasında duruyor.Aşka ,barışa ,sevgiye dair şiirler yazacağız.Ruhumuzda taşıyoruz bu büyüyü.Biz baharı gördük,dalda çiçek ,mavide kuş ..
Dilimizde şiir ve şarkı..Hep birlikte fırtınanın dilini çözeceğiz.
