Radyo kültürü ile yetişmiş birisi olarak her zaman için radyo yayınlarını televizyona tercih ederim. Daha samimi, içten, bilgi içerikli, eğlence ve heyecan dolu programları var. Reklam ağırlıklı radyo programlarını günümüz dinleyicileri maalesef çoğunluklu olarak otomobillerinde dinliyor. Oysa başınızı yastığa koyup gecenin sessizliğinde radyo dinlemenin keyfi bir başkadır. Ses tınılarından o karakteri hayal edip, kendinizi yerine koymak bir başkadır.
“İlk radyo yayını Kanada doğumlu Prof. Fteginald Aubrey Fes-senden tarafından 24 Aralık 1906 günü Mas-sachussets eyaletinin Brat Rock kentinde bulunan National Electric Signalling Co.’ya ait 140 metre yüksekliğindeki radyo anteni aracılığıyla yapıldı. İngiltere’de ilk radyo yayını ise, Kraliyet Donanması’ndan Teğmen Quentin Crauford tarafından Sancak Gemisi Andromeda’nın telsiz odasından yapıldı. Türkiye’de ilk radyo yayını, Eşref Şefik’in anonsu ile 6 Mayıs 1927’de başladı. 6 Mayıs 1927’de Sirkeci Büyük Postane’de 5 kilowatlık verici ile yapılan ilk radyo yayını, henüz kimsede radyo bulunmadığından ötürü her aksam posta binasının kapısının üzerine yerleştirilen hoparlör aracılığıyla duyuruluyordu…”
İşyeri ve evlerimizden radyoyu imha ettiği Televizyonlar!
“Televizyon yayını: 1926′da İskoç J.L. Baird, kendi yaptığı bir aygıtta bir insan portresini 30 satırlık bir taramayla küçük bir ekranda kabaca yayınlayarak, ilk televizyon görüntüsünü elde etti. Baird buluşunu, 1884′te Nipkow adlı bir Alman öğrencinin çalışmalarına dayandırarak gerçekleştirmişti.
14.08.1966 ‘da TRT kapalı devre televizyon eğitimi yayınları başladı.
16.01.1967 ‘de TBMM Bütçe Komisyonu üyeleri için özel kapalı devre televizyon yayını yapıldı.
01.10.1967 ‘de Ankara Televizyonu’nun teknik deneme yayınları başladı.
31.01.1968 ‘de TRT Ankara Televizyonu deneme yayınlarına başladı.”
Çok değil; bundan 10-15 yıl önce her yayını titizlikle seçilen televizyon programları izleyenleri daha çok iyiyi, sevgiye, paylaşıma, doğru konuşmaya yönlendiriyordu. Şimdilerde argo kelimelerin sıkça kullanıldığı, kültürümüzle yakından-uzaktan hiçbir yönü bağdaşmayan ve gençlerimizi olumsuz yöne yönlendiren programların çoğunluğu var ekranlarda.
Şimdi soruyorum sizlere: Radyo mu? Televizyon mu?
