‘’İnsan yaşamı evrensel olarak ,hiçbir dönemde çağımızdaki kadar değersiz ve dayanaksız bir meta olarak görülmemiştir .’’diye yazıyor Gabriel Marcel. Avrupa Birliği mülteciler
Yazar: Servet Üstün Akbaba
An’ın Gölge Boylarından Geçerken
Okaliptüs ağacının kokusuna, rüzgarın kuzeyden getirdiği kar kokuları da eklenince ,,sözcükler pitoreks şölenle şiirsel dilin tohumlarını serpiştiriyor an’a. İşte tam da bu
Yıkıntılar Arasında
Boğuk bir çığlık yankılanıyor yıkıntılar arasında, karanlığın o boğucu gücü her tarafı sarıyor. Bir sesin, bir acının kaynağına ulaşma, haykırışın menziline varma, bir yalvarışa
Hep Birlikte
Gökyüzünün gözleri buğulandı yeni tomurcuklanmış badem ağacının gülüşünde. Yağmur, sağanak halinde dökülerek kendi doğasını güçlü fırtınaya dönüştürdü. Pencerede izlediğim görsellik geniş zamanın
Büyük Şarkının Esintisi
Rüzgar, güneyin bütün kederini, hüznünü, yelpaze gibi açılan palmiye yapraklarına taşıyor.Ne diyeyim? Bir sözcük esiyor kapalı evlerin eşiklerinden, bir çocuk ağlıyor, kederleniyor bulut. Bir
Korkunun Dili
Pencereden, rüzgarda titreşen okaliptüs ağaçlarının tepesindeki yeni filizlenmiş fıstık yeşili yapraklarını öpen ikindi güneşinin o doyumsuz arzusunu seyrediyorum.Son kez dokunuyor her şeye sanki,
Bekleyiş Dolu Avlular
Zaman akıp geçti. İşte buradayım. Varlığın ve hiçliğin arasından geçiyorum, su damlası yaprağın üzerinde gülümsüyor. Taşlar tüm ağırlığıyla evrenin kalbi gibi duruyor anlamın kapısında.
Sözcüklerin Ucuna Gitmek
Akşamüstü birden çekildi içim tepelere;sözcüklerim kımıltısız boşluğun uğultusu yalnızlıktan,acıdan,sonsuzluktan bahsediyordu.Zamanın kandilinde titreyerek alacakaranlığın içinde dağılıyordu. Sözcüklerin limanında yerleşik olmayan ruh halim tedirgin gidişlere
#EvdeKal
Zor zamanlarda sığınılacak en güvenli yer edebiyattır. Berbat bir sıkışmışlık duygusundan sıyrılıp sözcüklerin ayak izlerine basıp, kendime hayali yolculuklar icat ediyorum. Hakikat yitimi çağın
Suyun Ucuna Gitmek
İşte buradayım.Varlığın ve hiçliğin arasından geçiyorum,su damlası yaprağın üzerinde gülümsüyor. Taş tüm ağırlığıyla evrenin kalbi gibi duruyoranlamın kapısında. Davetkar bir yalnızlık zamanın kelimelerini örsündedövüyor.
